Map

Navionics Yükleniyor

ARC’ın çıkışına bir hafta kadar bir süre kaldı. Artık gidip Las Palmas marinanın yanındaki demir alanında beklemeye geçmeye karar veriyoruz. 14 Kasım sabahı gün doğumu ile beraber Pasito Blanco’dan ayrılıyoruz. 


Günün ilerleyen saatlerinde güneyli bir rüzgar bekleniyor, ama sabah hiç hava yok. Las Palmas yaklaşık 35 mil mesafede. Motora kuvvet ilerliyoruz.  Dalga da makul bir seviyede, nispeten rahat bir seyir oluyor. Hedefe 15 mil kala rüzgar kuvvetleniyor. Tam kıçımızdan, yaklaşık 15 knotlarda esmeye başlıyor. Ana yelkeni açıp, motoru kapatıyoruz. 

Bağlandığımız  Pasito Blanco marina çok büyük değil. Zaten klüp olarak geçiyor ama dışarıdan ziyaretçi kabul ediyorlar. Kasaba ise birkaç yazlık site ve kocaman bir golf arazisinden oluşuyor. Zaten evlerinin çoğunun önünde bir golf arabası duruyor. Marinanın restoranı, küçükten biraz hallice bir market ve ufak bir plaj dışında bir faaliyet yok gördüğümüz kadarıyla etrafta. Daha  önce yazdığımız gibi Las Palmas marina için beklemek üzere bir hafta kadar buradayız. Ama hazır vakit varken ve etrafta yapacak pek birşey yokken araba kiralayıp adayı buradan gezmeye karar veriyoruz. İki gün yeter gibi sanki, gerekirse uzatırız diye düşünüyoruz. 

Dün akşamdan zaten ortalığı toplamıştık. Sabah 7'de kalkıp son hazırlıkları yapıyoruz. Liman başkanlığına telsizle çıkacağımızı bildiriyoruz. On dakika sonra kalkacak feribotu beklememizi söylüyorlar, ama hazır olduğumuzu söyleyince hemen çıkmamıza izin veriyorlar. Burlarda marinalar genelde büyük limanların içinde ve giriş çıkışlarda marina ofis kadar liman kontrolle de iletişim kurmanız gerekiyor.

Dışarda bizi güzel bir gün doğumu karşılıyor. Bonus olarak da karşıdaki Tenerife adasının Teide dağı tüm ihtişamıyla duruyor. Günlerdir bulut altındaydı. Bize güzel bir veda hazırlamış.

La Gomera ile ilgili olumlu şeyler okumuştuk, ama yine de nispeten küçük bir adanın bu kadar değişik görsellikler sunabileceğini beklemiyorduk. 


Orta rahatsızlıkta bir gece oluyor ama bir gün daha kalmaya değmez. Sabah kahvesi sonrası karar verip düşüyoruz La Gomera adasına doğru yola. Mesafe çok değil,18 mil. Sabah rüzgar zayıf, motordayız, ama dalgalar büyük. Deniz öyle bir kabarıyor ki arkadaki görüntünün tamamını kaplıyor bazen. Ama dalgalar geniş neyse ki, üzerlerinde salına salına gidiyor Nymphe. İlk 10 mil bu şekilde geçiyor. Sonra apazdan hafif hafif bir rüzgar başlıyor. Biz yelken açsak mı, açmasak mı, kalan mesafeye değer mi, değmez mi kararsısız hala.

12 gün olmuş Santa Cruz marinaya gireli. Artık biraz hareket vakti. Hoş burada Nymphe yerinde durup dinlenmiş olabilir biraz ama bizim için pek geçerli değil bu:) Hakkını verdik galiba adanın...Şimdi biraz Nymphe ile hareket zamanı. Sabah 7:30 gibi ayrılıyoruz marinadan. Niyetimiz adanın güneyine inip, bir kaç gün alargada kalmak. Bakalım okyanus izin verecek mi alargaya? Buranın güneyinden çok ümitli değiliz dalgalar nedeni ile ama deneyip bi görelim dedik yine de. Zaten durmayı planladığımız yer bir sonraki hedef olan La Gomera adasının rotasına yakın, kaybedecek birşey yok yani. 

Bugün Teide Milli Parkı ve adanın güneyini gezmeye niyetliyiz. 

Araba kiralayıp adayı gezmeye niyetliyiz birkaç gün. Ada çok büyük değil ama okuduğumuz kadarıyla görülecek epey yer var. İlk kuzeye, Anaga Rural Park denilen ormanlık bölgeye gidiyoruz. Googlemaps’ten bakınca bile rahatlıkla görebiliyorsunuz ormanlık, yemyeşil bölgeyi. Hikayesi şöyle; neredeyse yıl boyunca stabil esen ticaret rüzgarları alt katmanlarda okyanus yüzeyi ile temas edip nem topluyor ve bu haliyle Tenerife gibi dağlık bir toprak parçasına çarptığında yükselerek yoğuşuyor, bir bulut denizi oluşturuyor. Ve bu nem ve yağmur, ormanı besliyor ve koruyor.

Santa Cruz çok keyifli bir şehir çıktı. Marina zaten şehir merkezinin dibinde. Hemen yanımızda adanın sembol resimlerinden biri olan Plaza de Espana meydanı var. Gençlerin takılma mekanı. Karşısında ana çarşı caddesi uzanıyor. Biraz ilerde geleneksel market var;  manavlar, kasaplar, şarküteriler ve hatta aktarlar var içinde. Alt katında da şahane bir balık pazarı, daha doğrusu deniz mahsulleri pazarı çünkü en az balık kadar envai çeşit börtü böcük mevcut tezgahlarda. Tükenmiş olan siyah ve kalamata zeytin stoklarımızı bu geleneksel pazardan tamamladık. Siyahta iş yok, ama kalamata güzel.

Dün gece hava karardıktan sonra bir tekne daha gelip demirlemişti koya. Biz bu sabah 8.00 gibi koyu onlara bırakarak ayrılıyoruz Agaete’den. Tenerife yaklaşık 35 mil mesafede. Koydan çıkar çıkmaz açıyoruz yelkenleri. Apazdan orta kuvette bir rüzgar var. Rahat bir seyir oluyor. 

Cem Santa Cruz marina ile yazışmıştı, bir haftalık rezervasyon yaptırdık şimdilik. Tenerife büyük bir ada ve görülecek epey enteresan şey var gibi. Niyetimiz bir haftadan sonra adanın güneyine inip biraz da oralarda takılmak. Bir hafta yetmez ise de uzatırız diye düşünüyoruz. 

Pages