Two Rock Bay

Map: 
Navionics Yükleniyor

Sabah rutinlerinin ardından demir alıp çıktık Atherinos koyundan. Plan Lefkas-Nydri’ye bir göz atıp kendimizi anakarada bulunan Two Rock Bay koyuna atmak. Yoğun bir trafik var yine etrafta. Nydri’ye girerken hemen girişten önce  küçük bir ada dikkatimizi çekti. Çok güzel görünüyor, ama bu kalabalıkta etrafında hiç tekne yok! Bakıyoruz özel mülk ve yasaklı alan. Okuduğumuza göre adanın ismi Skorpios ve bir zamanlar ünlü armatör Onassis’e aitmiş, hatta Jacqueline Kennedy ile 1968 yılında bu adada evlenmiş. Onassis’in, kızının ve oğlunun mezarı da bu adada bulunuyormuş. 2013 yılında ailenin kalan tek mirasçısı Athina Onassis, adayı Rus bir aile olan Rybolovlev’lere satmış. Ancak satış işleminin yasallığı tartışmalı olmuş, çünkü Onassis mirasında adanın bakımını yapabilecek güçleri olduğu sürece adanın satılmamasını, aksi taktirde de adanın Olympic Airways ya da devlete bırakılmasını istemiş.  Neyse bir yoluna uydurulmuş, lease yoluyla ada Rus ailenin kullanımında imiş şu anda.

Nydri, Lefkas’ın doğusunda bir kasaba. Güneye doğru yaklaşık 2 mil mesafesinde uzanan oldukça korunaklı bir körfez burası. ilk girdiğinizde karşınızda önce plajlar karşılıyor sizi, sonra sıra sıra tavernalar. Girişten hemen sonra doğu tarafında yeşillikler içinde çok güzel bir koy var ama çok kalabalık. Kasaba tarafında sıra sıra iskelelerde bağlı onlarca tekne, alargada onlarca tekne, çekek alanları, sonra yine tekne, yine tekne…! Burası aynı bir arı kovanı gibi, kovandaki arı sayısı kadar da tekne var içeride. Charter firmalarının bu bölgedeki üslerinden birisi olmasının etkisi var ama onun ötesi. Bu arada Nydri girişteki ve en turistik kasaba, körfezin güney doğusundaki kasaba Vlicho, doğusundaki yarımada ve kasabanın ismi ise Geni. Körfezin meredeyse sonuna kadar gidip  fikir edindikten sonra çıktık.


Lefkas adası anakaraya, geçit görevi gören bir otoyol ile bağlı. Yaz döneminde her saat başında araç trafiği kesiliyor, köprü yana doğru açılıyor ve her iki yönden tekneler geçiş yapıyor. Köprüye gelene kadar uzunca bir süre şamandıraların yönlendirmesinde dar bir kanaldan ilerliyorsunuz. Sağ şerit giden tekneler, sol şerit gelen tekneler, tekne otobanı gibi! Köprüye yaklaştığınızda siz ilerlerken bi yandan yanı başınızda araba trafiği akmaya devam ediyor. Sonra köprünün açılması ve geçiş için sıra beklemeye başlıyorsunuz. Biz 13.00 için ilk sıradaydık. Daha önce buradan geçen arkadaşımız Tunç Aytunç beş dakika rötar ile geçişin başladığını söylemişti, aynen dediği gibi 13.05'de açıldı köprü ve geçtik.


Çıkınca iyi bir rüzgar vardı dışarıda. 18 knotlar, dar apazdan. Hemen yelkenleri açtık. Two Rock Bay’e kadar yaklaşık 25 millik mesafeyi güzel bir yelken seyri ile katettik. Tunç ve Julie’nin bir kaç gündür bu koyda kaldıklarını biliyorduk, hakikaten zaman geçirmeye değecek güzellikte bir koymuş. Etraf yemyeşil, deniz güzel, koyun güney girişinde kayalıklar güzel bir görüntü oluşturuyor, zemin de kum ve kaya. 
Tunç ve Julie’ye  merhaba deyip hemen yakınlarına demiri attık. Sonra toparlanıp Taj’a kahveye ve sohbete gittik. Keyifli bir akşam oldu. Özlemişiz böyle muhabbetlenmeyi.