Motril

Map: 
Navionics Yükleniyor

Nispeten rahat bir gece geçiriyoruz. Hava esse de, dalgalar aynı yönden geldiği için çok rahatsız etmiyor. Sabah karşı da iyice azalıyor. Hatta, bugünkü yolumuzda bizi biraz götürür diye umuyorduk, ama sabah 7'de yola çıktıktan kısa süre sonra iyice kalıyor. 65 millik yolu motorla yapıyoruz. Yolculuk o kadar sakin ki, güverte masamıza hafif bir zımpara vurup yağlıyoruz. Sanırım iki aydır teknede yaptığımız ilk keyfekeder iş oldu bu.

Dikkatinizi çekmiştir belki. Sabah 7den önce yola çıkmıyoruz, zira hava ancak aydınlanıyor. Pek kafa yormamıştık. İçgüdüsel olarak sonbahara girdikçe gündoğumunun gecikmesi normal geliyordu. Ama 7? Eylül başında? Düşününce aydık. Epey batıya geldik. Hatta Greenwich'i bile geçtik. Halâ aynı zaman dilimindeyiz. Yukarıdaki haritada gözüküyor. Türkiye'nin doğusu ve batısı arasındaki fark için, yaz saati uygulaması için ne tartışmalar yaşadık. Burada en azından iki saat dilimi olması gereken koskoca bir bölge aynı saati kullanıyor.

Motril epey büyük bir liman. Belli ki Afrika'nın kuzeyine açılan limanı burası. Özellikle Fas değil de Afrika dedim. İspanya'nın karşı kıyıda iki tane limanı var. Feribotların çoğu bu limanlara gidiyor. Muhtemelen araçlar Fas'a geçişi oradan yapıyorlar. Tabii bütün bu cümlelere birer "mış" eklemek lazım. Zira Covid'den dolayı Fas tamamen kapalı ve limanlar tam terkedilmiş bir görüntü sergiliyorlar.

Liman civarı yerleşim olarak çok enteresan değil. Yine güzel plajlar var. Site tarzı yapılmış binalar,  nerdeyse sevimli olacakmış ama bir şeyler eksik kalmış. Bizim gözümüze ağaçlar takılıyor. Palmiye kullanmışlar ve çok anlamsız duruyor. Alicante'deki gibi geniş ve yapraklı ağaçlar olsaydı, gölgeli alanlar çok daha keyifli olabilirmiş. Onun dışında tam bir yazlık mekan.

Motril'in esas merkezi biraz daha içeride. Belli ki verimli topraklar. Zaten yol boyunca da acayip sera bölgeleri gördük. Vaktinde şeker kamışı üretimi bölgeyi zengin etmiş.

Liman olarak burayı tercih etmemizin sebebi Granada'ya yakınlığı. Pazartesi bu tarihi şehri gezeceğiz. Şimdiden El Hamra sarayı için internetten biletimizi filan aldık. Normalde de aynı gün içinde yer bulmak zor, şimdi bir de covid yüzünden kapasiteleri düşürmüşler. Araba kiralamışken bir de alışveriş halledelim diyoruz. Ama marketlerin çoğu pazar günü kapalı. Marina ofistekilerin de yardımıyla açık bir market buluyoruz. Epey büyük birşey. Açık tek market olmasına rağmen bomboş. Belli ki burada pazar günü market huyu yok. Aradığımız ve aramadığımız herşeyi buluyoruz! Altımızda araba olunca biraz stokçuluğa da giriyoruz. Cebelitarık'dan sonraki 5-6 günlük seyri düşünerek biraz yolluk alıyoruz.

Burası küçük bir marina, daha çok yerel halkın  küçük botlarına ve teknelerine ev sahipliği yapıyor gördüğümüz kadarıyla. Özellikle bu küçük botlar için güzel bir depolama düzeneği kurmuşlar; botları küçük liftlerle direkt sudan kaldırıp raf sistemine yerleştiriyorlar. Tabi haftasonları müthiş bir hareketlilik oluyormuş. Yine de çok ufak bir alanda onlarca ailenin ihtiyacını karşılıyorlar. Marina çalışanları sempatik ve yardımcı insanlar.

İki gece daha bu marinadayız. Yarın Granada gezisi. Sonra Cebelitarık'a 100 mil yol kaldı. Muhtemelen ikiye böleriz. Yarı yoldaki iki marinaya bugün yazdım. Bakalım yerleri var mı?


Add new comment