Spiaggia di Cala Falza

Map: 
Navionics Yükleniyor

Sabah 8.00 gibi kalktık, niyetimiz trafik başlamadan buradan kaçmak. Demirimizi bizden çok sonra gelen ve yakınımıza demir atan bir katamaranın neredeyse altından ince ayarlarla toparlayabildik. Katamaranda herkes uykuda. çıt yok, beceremesek ya uyandırmaya çalışacağız ya da mecbur bekleyeceğiz biraz. Dört gündür bu kadar kalabalık bizim bünyeyi biraz yordu, o nedenle niyet bugün bu bölgeden çıkıp kendimizi ana karanın kuzeyine atmak. Rüzgar yok, deniz süt liman, motordayız. Cem birkaç potansiyel hedef belirlemişti, ilki yakın 6 mil mesafede bir koy. Şöyle bir yanaşıyoruz koya, büyükçe bir tatil köyünün önünde, çok bir özelliği yok, yola devam. Bu arada tam Korsika ile Sardinya adalarının birbirine en yakın olduğu yer olan Bonifacio Boğazı’ndan geçiyoruz. 11 km genişliğinde bu boğaz. Elinizi uzatsanız Fransa’dasınız handiyse. Feribotlar çalışıyor karşılıklı. Sardinya ile İtalyan ana karası arasındaki denize Tyrrehenian diyorlar, burası ayrıca Tyrrehenian’ın bittiği Batı Akdeniz’in başladığı yer olarak da kabul ediliyor. 

Keyfimiz yerine geliyor, o kalabalıktan çıktık ya. İkinci hedefe yaklaştığımızda birbirimize bakıyoruz ve üçüncü hedefe devam kararı alıyoruz.  18 mil daha demek bu. Hava sakinken ufak tefek işlere girişiyoruz. Teknenin üzerinde çok tuz birikti kaç gündür, Adaların kalabalığında el atamadık. Cem denizden hortum çekip havuzluğu yıkıyor bir güzel. Benim içeride temizlik işlerim var. Bu arada çamaşır makinesi de çalışıyor, iki posta da çamaşır yıkıyoruz.  

Tam ayarlamışız gibi işler biterken nihai hedefe giriş yapıyoruz. Adanın kuzey kıyısının neredeyse ortasında, Spiaggia di Cala Falza. Çok güzel kayalıklarla çevrili bir koy, deniz berrak, etraf kayalık ama dip kumluk. Bizden başka bir yelkenli daha var girdiğimizde, onun dışında hemen batıdaki plajın olduğu daha büyük koydan gelen 5-6 tane küçük bot. Demiri atıyoruz, koy şahane, kalabalık çok kararında, işleri de bitirmişiz yolda:)  Bir ara maskeleri takıp denize giriyoruz Cem’le. Kayalıkların oraya yüzüyoruz, denizin altında  koridorlar oluşturmuş kayalar kendi aralarında, bir koridora girip sonra kumluk alanın aydınlığına doğru süzülebiliyorsunuz. 

Bu arada Golfo Aranci’de gel gitler yaparken kasabaya botun motorunda bir sıkıntı hissetmiştik. Botu indiriyoruz, Cem uğraşıyor biraz motorla. Tahmin ettiğimiz gibi soğutma suyu hattı çalışmıyor. Ya tıkalı ya pompa arızalı. Teknenin arkasında asılıyken şaftı sökmeyi gözümüz almıyor. Yarın Porto Torres'de limanda bakacağız.

Akşam küçük botların tamamı dönüyor. Yeni tekneler geliyor ama taş çatlasa 7-8 tekneyiz. Keyfimiz yerine geldi ya, aklımıza rakı masası düşüyor nedense:) Sicilya’daki markette bulduğumuz pek iyi olmasa da beyaz peynir nefsini körelten feta, biraz zeytin, biraz üzüm, önceki günden kalan türlü, benim poğaça ekmekler…elde ne varsa işte bir çilingir sofrası kuruyoruz hemen. Rakı stoğu az kıyamıyoruz, uzo açıyoruz bir tane. Gün batımı eşliğinde demleniyoruz hafiften. O kadar uzun zaman oldu ki, sanki daha bir tatlı geliyor böyle olunca. 

Yarın için planımız; Sardinya’nın kuzeybatı ucuna yakın Porto Torres’de limana bağlanmak. Cem yer ayırtmak için görevlilerle yazışıyor. 13.00-16.00 arası kapalıyız diyorlar! Siesta tamam da, işlerin en yoğun olduğu sezonda, deniz trafiği olan bir noktada limanda siesta...biraz tuhaf geliyor insana.  Neyse 13.00'ten önce geliriz diyoruz. Yol yaklaşık 25 mil, rüzgar yine zayıf gösteriyor yarın için, en geç 8.00 da yola düşersek sıkıntı yok gibi zaten


Add new comment