Monemvasia

Map: 
Navionics Yükleniyor

Öğlenleri iyice kuvvetlenen ve kafadan alacağımız güneyli rüzgarda dayak yememek için bugün de dünkü gibi gün doğmadan yola düştük. Hava artık 6.00’dan önce aydınlanıyor, gün doğumu ise 6.00 civarı gerçekleşiyor. Yelken keyfi yok ama motorla da olsa bu saatlerde seyrin ayrı bir tadı var. Etrafta biz ve bir kaç balıkçı dışında hiçbir hareket yok, huzurlu bir sakinlik içinde Nymphe durgun suyun üzerinde kayarcasına ilerliyor. Bugün hedef Mora Yarımadasının doğu kıyısında yer alan Monemvaisa adası. Yaklaşık 30 mil güneye inmek demek bu. 5 saatlik rahat bir seyrin sonunda hedefe ulaşıyoruz. 

Burası ana karadan bir depremle ayrılmış bir adacık,  ana karaya Monemvaisa Köprüsü denilen 200 metrelik bir yol ile bağlantısı var. Kuzeyden gelirken ilk olarak sancakta heybetli bir kayalık ve bir kilise görüyorsunuz. Batıya doğru dönmeye başladığınızda önce deniz feneri, sonra surlar derken birden koca kayanın eteğinde legodan yapılmış gibi bir ortaçağ kasabası bitiveriyor. gerçekten büyüleyici bir görüntü. Monenvasia’nın kelime anlamı “Tek Giriş” imiş, ama buranın lakabı “The Rock” olarak geçiyor yazılarda. 

Ana kasaba ise Molaoi, bu tarihi adacık dışında çok karakteristik bir özelliği yok. Monemvaisa Köprüsünün her iki tarafında da tekneler içn konaklama imkanı var. Ancak asıl liman kasabanın güneyinde. Diğerinde yer oldukça kısıtlı. 

Yeni bir limana girmek için saat 10.00-13.00 arası çok ideal saatler. Genelde çıkışları kahvaltı sonrası yapıyorlar, dolayısıyla bu saatlerde yer bulmakta ya da istediğiniz yeri seçmekte pek sıkıntı yaşamıyorsunuz. Öğleden sonraları gelen trafiği artıyor. Biz saat 11.00 gibi bağlandık. Bizden yaklaşık bir kaç saat sonra dokuz-on teknelik bir flotella geldi ve boş yerlerin büyük kısmını kapattılar. Burada yer bulamazsanız limanın dışında alarga şansınız da var ama özellikle dar kapasiteli yerlerde tekneleri birbirine bağlamak yaygın bir uygulama buralarda. Hydra ve Poros’da görmüştük örneklerini. O nedenle rahat etmek için zamanlama önemli. 

Saat 17.00 civarı güneş biraz aşağıya inince Monemvaisa’ya yürüdük. Limandan yaklaşık yarım saat sürüyor. Harika bir manzaraya karşı sırtını hakikaten heybetli bir kayaya vermiş tam bir ortaçağ kasabası, küçük ahşap pencereli taş evler, küçük meydanlar, kiliseler…içeri de oteller, dükkanlar ve restoranlar da var.

Keyifli bir gezinti sonrası tekneye döndük.  Sabah seferi yapmanın en güzel yanlarından biri de akşam erkenden basan o tatlı uyku galiba.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Add new comment