Zakintos, Ana Liman

Map: 
Navionics Yükleniyor

Lagana körfezinde sakin geçen bir geceden ve sabah kahve keyfinden sonra demir alıyoruz. Niyetimiz Zakintos'un ana limanına bir bakıp kuzeydeki Ay Nikolas koyuna gitmek.

Ama bir sorunumuz var...

Bir süredir gözüm iyi değil. Bir gece sol gözümde yıldız kayıyormuş gibi çakmalar oluştu. Hatta yan teknelerden laser mi tutuyorlar diye baktım. Ertesi sabah da sanki gözün içine bir damla mürekkep kaçmış gibi bir leke. Bunu tanıyordum. İki sene önce sağ gözümde olmuştu. O zaman apar topar doktora gitmiştim. Gerçekten rahatsız edici bir görüntü. Doktor bir sürü cihazla bakıp, "ciddi bir şey yok, git yat geçer" demişti. Gerçekten de o mürekkep damlası önce yüzlerce minik noktaya dağıldı, sonra da silinip gitmişti. Bu sefer de aynı süreç yaşanıyor varsaydım. Nasılsa bir on güne seçim için Türkiye'ye gidecektik. O zaman gösteririm deyip yola devam ettim.

Ama süreç farklı gelişti. Gözün altından başlayan bir alanda yavaş yavaş görüş kaybı başladı. İki ileri bir geri alan genişledi. Bugün neredeyse sol gözün yarısında görüş yok. 

Bir kaç gündür bölgede tekne bırakılabilecek yerlerle yazışıyordum. Orjinal planımız olan Mesolingi ve Patra marinaların lisans sorunu yüzünden tekne alamadıklarını öğrendim. Lefkas seçeneğini düşünüyorduk. Ama daha yol var. Acaba Mora'da pas geçtiğimiz limanlara dönmek daha  mantıklı mı?

Bu düşünceler ile Zakintos ana limana girdik. Burayla ilgili çok sevimli şeyler okumamıştık, tekne bırakılabilecek bir yer gibi gelmemişti. Ama kendi gözümüzle görünce düşünmeye başladık. Oldukça korunaklı bir liman. İçiçe bir kaç mendirek var. Yanaşıp konuşmaya karar veriyoruz. Liman görevlisi Alex'e derdimizi anlatıyoruz. Ofisle görüşüp on gün için bize çok makul bir fiyat çıkartıyor. Önce "tekneyi kollamamızı istiyorsanız ücret biraz farklı olur" gibi birşeyler söyleyip midemizi bulandırmıştı. Ama "kollama" dahil gelen ücret gayet makul.

Tekneyi burada uzun süre konaklayan Arjantin'li bir gezginin yanına alıyoruz. Öbür yanımıza da yine uzun süre duracak bir tekne almaya söz veriyor. (Döndüğümüzde sözünün tuttuğunu görüyoruz.) Bu tür limanlarda esas tehlike hergün yanınıza farkı birinin girip çıkması. Demirlerini sizin zincirin üzerine atmaları veya yanaşırken çarpmaları sık yaşanıyor. İki yanımızda sabit tekne olması riskleri oldukça azaltıyor. İçim oldukça rahat. Evet, sağlıkla ilgili acil durum olduğu için mecburen bırakıyoruz. Ama tedirgin edecek hiçbirşey de göremiyorum. Yanımızdaki Arjantinli de çok yakından ilgileniyor. Bizi rahatatıyor. Tekneyi iskeleden 6-7 metre açıyoruz. Sabah onun teknesi üzerinden ineceğiz.

Tekneyi sağlama aldıkdan sonra biletlerimizi hallediyoruz. Sabah 5'deki feribotla Kilini'ye geçip oradan Atina'ya gideceğiz. Ertesi güne doktor randevumu da ayarladım. 

Her şey çok güzel olacak!