La Graciosa

Plaja Blanca'da iki gece geçirdik (Aslında 1.5 demek lazım). Epey dinlendik, kendimizi toparladık. Nymphe'nin toplanacak çok bi yanı yoktu. Yolda zaten hiç birşey yapamamıştık. Tek kontra geldiğimiz için de dağılmamış pek.

Alarga bu sefer rahattı. Hem gerçekten yandan vuran dalga azdı, hem de biz alışıyoruz herhalde biraz.

Sabah keyif kahvesi ve kahvaltı ardından yanımızdaki marinaya girip mazot alıyoruz. Son mazotumuzu da Ekim ayında buradan almıştık. Tüm Kanarya adaları turumuzda yarım depo ancak tüketmişiz, ki hiç sakınmadık aslında!

Adanın doğusundan kuzeye doğru çıkmaya başlıyoruz. Başlarda hava yok, ana yelken göstermelik açık.

Bir yandan da önümüzdeki günlerin hava durumuna bakıyoruz. Pazartesi sabahından itibaren Madeiras'a çıkış için iyi bir pencere gözüküyor. Başlangıcı Lanzarote'un kuzeyinden yapmak daha iyi olacak sanki. Hem zaten La Graciosa adasını da görmek istiyorduk. Demir yeri pek methediliyor. Bu gece Arrecife marinada kalsak, yarın geçsek... Marinaya gir-çık, işlemleri, yarın tekrar seyir... Gözümüzde büyüyor. Bugün biraz daha yol yapıp La Graciosa'ya çıkmaya karar veriyoruz. Hem yarın hiç hareket etmeden dinlenerek hazırlanırız uzun geçişe.

Yolun yarısında itibaren rüzgar kafadan biraz artıyor, ama çok da rahatsız olmadan yol alıyoruz. İki ada arasındaki kanala girince zaten çok rahatlıyor. Demir alanının çok kalabalık olabileceğini duymuştuk, ama sadece 4 tekne var. Demir atıp keyifli bir akşam geçiriyoruz.  Kanarya Adalarında geçirdiğimiz en keyifli alarga desek yalan olmaz hani... 

Pazar günü rahat rahat hazırlanarak geçiyor. Uydu telefonunu aktive et, acil durum çantası hazırla vs.... Ve tabii sürekli hava durumu istişareleri. En büyük desteğimiz Suat kaptan. Sürekli sinoptik yayınlara bakarak bize yorum yapıyor. Bir de kışın Las Palmas'daki Alman komşumuzla yazışıyoruz. O da değişik çıkış saatlerine göre analizler yapıyor. Ama herkesin anlayışı farklı. Onun derdi motorda geçen süreyi azaltmak. Pazar veya Pazartesi akşamı çıkmamızı öneriyor. Ama ilkinde bu gece, ikincisinde ise Çarşamba gecesi fazla rüzgar var. Yani bizim için gereksiz fazla. Sabah çıktığımızda çok daha fazla motor basacağız, ama bizim tercihimiz de rahat seyir. Bakalım neler olacak?

Bu arada kahvaltı sonrası çaylarımız yudumlarken koydaki Hollandalı tekneden bir çift şişme kano ile karaya doğru ilerliyor. Yolda bize uğrayıp selam veriyorlar, biz de çaya davet ediyoruz. Misafirin makbulu az nazlı olanıdır:) Hop, hiç ısrara gerek kalmadan atlıyorlar bizim tekneye. Şanslıyız, onlar da daha yeni Madeiras'tan gelmişler ve yazı Kanaryalar'da geçirmeye niyetliler.  Kısacık zamanda çok kıymetli karşılıklı bilgi alışverişi oluyor. Günün ilerleyen saatleri için de sözleşiyoruz birşeyler içmek için.

Akşamüzeri muhabbetinin konusu daha ziyade tekneler, çünkü onlar da bizimki ile aynı yaşta bir Bavaria 40 kullanıyorlar. Akşam, onların bizim çamaşır makinesine, bizim de onların 800 Wattlık air-fryer'ına göz koymamızla sona eriyor:)) Hazırlıklarımızı tamamlayalım diye erken kalkıyorlar. Aslında hazırlanacak pek bir şey kalmadı ama işimize geliyor çünkü bu akşam Euroleague finalinde Efes-Barcelona maçı var. Sırf bu maçları rahat izleyelim diye iki aydır bir spor kanalına aboneyiz ve işte sonunda büyük gün geldi. Çok heyecanlı bir maç oluyor ve Efes şampiyonnn!  Cem düdüğünü alıp havuzluğa fırlıyor, yeni tanıştığımız Hollandalı komşularımız da kendi teknelerinden destekliyorlar bu tezahuratı:) Yola çıkmadan önce moral veriyor bu galibiyet bize.

Harita
Harita kontrollerini kullanmak
için tıklayınız.
X
Navionics Yükleniyor
    
Add new comment
The content of this field is kept private and will not be shown publicly.

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and email addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.
CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Türkiye'nin en bütük şehri