Gran Canaria'ya Geçiş

Map: 
Navionics Yükleniyor

Sabah 7.00'da uyanıp yola düşüyoruz. Aslında niyetimiz dün yani pazar günü seyir yapmaktı ama tahminlerde dalga boyu 3 metreleri gösterince bir gün daha bekleyelim dedik. Bugün 2 metrelerde ve rüzgar da kuzeydoğudan orta kuvette stabil esecek görünüyor. Las Palmas yaklaşık 92 mil mesafede. Hava karardıktan sonra orada olacağız bir aksilik olmaz ise. Cem oradaki marina ile birkaç gün önce yazıştı. ARC nedeni ile rezervasyon yapamıyoruz, gelin, bakalım şeklinde bir cevap geldi. Biz de ilk gece marinanın yanındaki demir bölgesinde kalırız, ertesi gün gider marina ofis ile konuşuruz diye planladık.

Yaklaşık 1 haftalık alarga sonrası suyumuz epey azaldı. Su yapıcı sayesinde alarga sürelerini keyfimize göre planlayabiliyoruz, eğer alarga sonrası bir marina planı yoksa da yolda seyir esnasında yapıyoruz suyumuzu genellikle. Gidince marinaya girip giremeyeceğimiz netleşmedi henüz, e yol da uzun zaten, rahat rahat yaparız suyumuzu diye düşünürken pek düşündüğümüz gibi başlamıyor maalesef bu sefer su yapma faaliyetimiz. Cem, Arrecif marinadayken filtreleri değiştirmişti, herhalde hava yaptı ve deniz suyu çekmekte zorlanıyor sistem. Yaklaşık 1,5 saatlik bir uğraşı sonrası çalışmaya başlıyor. Neyseki bunun dışında seyir boyunca başka bir sıkıntı yaşanmıyor. Motor + ana yelken ortalama 6,5-7 knot hızla ilerliyoruz. Rüzgar tam pupadan esiyor. Aslında belli bir saatten sonra motoru kapatsak sırf ana yelken ile 5-5,5 knot hızlarda yürüyebiliriz ama zaten karanlıkta gireceğiz tanımadığımız bir demir alanına, çok da gecikmek istemiyoruz. Bu şekilde devam kararı alıyoruz. Dalgalar da büyüyor bir ara, ama dalga frekansları Ege ve Akdeniz’e göre nispeten geniş, öyle dayak yemiş gibi yapmıyor insanı, daha ziyade sürekli bir salınım hali. Ama arada bir kaç dalga birleşip büyük bir dalga oluşturuyor ki, onun etkisi  biraz salınmaktan öte olabiliyor:) 

Akşam gün batımının muazzam manzarası  ile karşılıyor Las Palmas bizi. Hava kararınca şehrin ışıkları şaşırtıyor ama, galiba epey büyük bir şehre geldik bu sefer diye düşünüyoruz. Saat 21.00 gibi de limana giriş yapıyoruz. Burası Avrupa’nın büyük limanlarından bir tanesi, marina ve bahsettiğimiz alarga alanı da bu liman bölgesinin içerisinde. Bu saatte bile hareketli haliyle. Bekleyen, giriş-çıkış yapan kocaman gemiler, kılavuz botlar…pür dikkat ilerliyoruz. Demir alanı marinanın hemen yanında, 5-6 tekne demirde, 2-3 tekne de marina tarafına kıçtan kara bağlanmış. Biz de gözümüze bir yer kestirip demirimizi atıyoruz. Burası oldukça korunaklı. Vakitlice de geldik. Duşlar alınıyor, sonrasında yeşil çaylar sıcacık. Uzun seyirler sonrasındaki klasik replik söyleniyor karşılıklı “Sabah erken kalkmayalım ama bak, dinlenelim biraz!”:)


Add new comment