Port Polis, Ithaca

Map: 
Navionics Yükleniyor

Niyetimiz Assos’dan erken bir saatte ayrılmaktı, zira daracık  koyda kıçtan kara ve alargadaki tekne sayısını göz önüne aldığınızda sabah karışan zincirlerden dolayı burada bir eğlence çıkabilir gibi görünüyordu. Zaten bizim niyetimize kalmadan aynı niyette olan ama bizden erken uyanmış bir komşunun seslenmesi üzerine uyandık. "Zinciriniz benimkinin üzerinde, çekebilir misiniz?" diye rica edince biz de "Çıkacağız hemen." deyip beş dakika içinde demir alıp çıktık koydan. Planımız Kefolania adasının kuzey doğusunda yer alan Fiskardo’ya bir göz atmak. Duyduğumuz ve okuduğumuz kadarıyla bölgenin popüler mekanlarından o nedenle de kalabalık. Mesafe kısa, rüzgar çok kuvvetli değil motorla seyirdeyiz. Otopilotta dün yaşamaya başladığımız sıkıntı nedeniyle yolda Cem otopilota bir takım müdahalelerde bulundu. Umarız işe yarar.

Fiskardo’ya ulaştığımızda burası hakkında söylenenlerin ve yazılanların hiç de abartı olmadığını anladık. Koyun her tarafı tekne dolu. Daha sığ yerlerde de kiralık küçük botlar sıralanmış. Burası muhtemelen bölgedeki bazı charter şirketlerinin de üssü, kalabalığın bir kısmı da bu filolardan kaynaklanıyor zaten. Kasaba günün sabah saatlerinde sevimli görünüyor, ama bütün bu tekne ahalisi uyanınca oluşan kalabalığı tahayyül etmek zor değil. Ana fikri aldıktan sonra rotamızı hemen karşıdaki İthaka adasının batısındaki Polis koyuna çevirdik. 

Kefalonia ile İthaka arasındaki bölge  bize biraz Göcek’i hatırlattı. Fiskardo, Göcek merkez gibi tekne popülasyonu açısından oldukça kalabalık, ama iki ada arasındaki  kanalın her iki tarafında da güzel koylar var kalınabilecek. Bir de yola çıktığımızdan bu yana hiç bu kadar motoryat görmemiştik seyir halinde ve koylarda, sanıyorum bunun da etkisi oldu bu çağrışımda. 

Polis koyu  hakkında çok bilgi yok elimizde. Cem bir bakalım hoşlanmaz isek devam ederiz diyor. İyi ki öyle demiş, karşıdaki kalabalık ile kıyaslayınca oldukça sakin, küçük bir kumsalı olan, denizi şahane bir koy burası. Biraz tepede ağaçların arasında bir kasaba var, kumsalın hemen yanında minik  bir balıkçı barınağı  ve plastik sandalyeli bir restoran. Bu şekilde gezmenin en güzel yanlarından birisi bu spontan anlar. Rotayı okuyup çalışıyorsunuz önceden, hava durumu, sizin durumunuz hepsi yol planında belirleyici unsurlar. Ama bazen pek de aklınızda olmayan bir yere burnunuzu sokuyorsunuz ve bingo! Bu günü ve geceyi burada geçirmeye kara verdik. Bir ara demiri tutmayıp sürüklenen bir katamaranın bir kol boyu mesafemize yaklaşması dışında heyecansız sakin bir gün. Yarın için plan Ithaka’nın doğusuna geçmek. 


Add new comment