Sardina, Gran Canaria

Map: 
Navionics Yükleniyor

Sabah 8.30 gibi ayrılıyoruz Las Palmas marinadan. Hedef Gran Canaria adasının kuzeybatısındaki Agaete kasabası. Tenerife Adasına geçmeden önce birkaç gün alarga planlıyoruz burada. Agate’ye gelmeden 4 mil kadar önce bir alarga alanı daha var, Sardina, oraya da bi bakarız diyor Cem.


Limandan çıkana kadar bir sıkıntı yok, biraz dalga o kadar. Ama çıkar çıkmaz çorba olmuş bir deniz karşılıyor bizi. Aslında dalga boyu tahmini bugün iki metrelerde ama limanın önünde daha öncede bahsettiğimiz gibi yoğun bir gemi trafiği var, bir de mendireğe çarpan dalgaların dönüşü falan derken bildiğiniz çalkalana çalkalana gidiyoruz. Ben bir iki kere içeri girip bir şeylerle uğraşma gafletinde bulunuyorum, büyük hata! Normalde şanslıyım, deniz pek tutmaz beni, çok iddialı hareketlerde hafif yeşerir ama sonra hemen toparlarım. Sanıyorum ilk defa ciddi anlamda böyle birşey yaşıyorum, kendimi havuzluğa atıp direkt yatış pozisyonu alıyorum. Kuzeydoğudaki burnu geçer geçmez çalkalanma bitiyor, yelkenleri açıyoruz, biraz dümen tutuyorum ve kendimi daha iyi hissetmeye başlıyorum. Önümüzde 20 mil kadar yolumuz var, ortalama 5 knot hızlarda seyrediyoruz, acelemiz yok zaten. Yolda adanın tam kuzeyinde kocaman beyaz/gri alanlar gözümüze çarpıyor, ilk önce anlayamıyoruz ama biraz yaklaşınca kocaman kocaman seralar olduğunu görüyoruz.


Adanın kuzeybatı burnunu döner dönmez rüzgar katlanarak şiddetleniyor. Cem okumuştu zaten, bu iki adanın arasındaki kanal rüzgarlı bölge. Hakkını veriyor bu tanımım hakikaten. Neyseki ilk görmeyi planladığımız Sardina koyu burundan hemen 1-1,5 mil sonra. Rüzgar kuzeydoğudan, koy bu rüzgara korunaklı.  Çanak gibi yamaca kurulmuş evlerin önündeki plajın hemen önündeki  demir alanına atıyoruz demirimizi. Çok solugan almıyor, o nedenle teknenin içi o kadar rahatsız değil, ama rüzgarın sesi acayip. Deneyelim bu gece burayı diye karar veriyoruz. 


Bu arada sahilden belirli aralıklarla yapılan anonslar dikkatimizi  çekiyor. Feribot/gemi de girmiyor bu limana, bizim dışımızda tekne bile yok neredeyse. Ne diyorlar anlamıyoruz, bi ara bize mi acaba diye takılıyoruz:)) Ama sürekli bir anons hali, hakikaten ne için acaba!


Gece sallantıdan ziyade rüzgarın yarattığı seslerden biraz rahatsız oluyoruz. Cem salona geçiyor, oraya ses daha az gidiyor, ben direniyorum ama nafile, az uykulu bir gece oluyor. Ertesi gün hava biraz daha şiddetleniyor. Ama bir gece önceden gelen yorgunluğun etkisi ve uygun yerlerde uyku pozisyonu alarak bu geceyi nispeten daha rahat geçiriyoruz. Yarın hava biraz daha iyi, sabah erkenden kendimiz Agaete’ye atalım bir görelim orayı da diye planlıyoruz. İyiyse ne ala, kötü ise havaya göre ya Tenerif’e geçeriz ya da dönüp burada bir iki gün daha takılırız. 


Add new comment