La Caletta

Map: 
Navionics Yükleniyor

Hava koşullarından mütevellit dünkü mecburi tembel günü sonrası sabah erkenden saat 5.30 gibi  demir alıp harekete geçtik. Niyetimiz kuzeye doğru biraz yol katetmek. Güneş daha doğmadı, hava alacakaranlık. Erkenci olmamızın bir nedeni de rüzgarın bugün öğleden sonra epey sertleyecek olması, hem de tam kuzeyden. Orsa seyri yapacağız bari çok da dayak yemeden yapalım istiyoruz. Koydan çıkana kadar motordayız.  Ama birimiz sancak kıç omuzlukta, birimiz iskelede pür dikkat nöbetteyiz. Keza Sicilya’daki gibi buraları da balıkçıların attıkları ağlar nedeni ile tam bir mayın tarlası. Ve kıyıdan çok uzaklaştığınızı düşündüğünüz anda bile burnunuzun dibinde bitiveriyor bu ağ işaretleri. Çoğu bayraklı ama alacakaranlıkta seçmek daha da zor, daha sonra canımızın sıkılmaması için mecbur dikkatliyiz. 

Bir buçuk saat kadar sonra gün iyice aydınlanıyor, rüzgar da artmaya başlıyor. Yelkenleri açıyoruz. Henüz bir aksiyon yok. Kısa bir süre kadar sonra ben biraz kestirmek için içeri giriyorum. Yaklaşık yarım saat kadar bir dalıp çıktıktan sonra bir hengame ile uyanıyorum. Evetttt, korktuğum başıma geldi işte! Başımı şöyle bir uzattığımda teknenin epey yattığını, rüzgarın arttığını ve dalgaların büyüdüğünü görüyorum. Ama korktuğum şey tam olarak da bu değil aslında, beni ürküten Cem’in yüzündeki “Orsa ne güzel seyir yahu, biraz daha hızlanırsam ne şahane olur, aman canım o kadar da yatmadık ki, ne güzel yarışırdık be eskiden…” gibi düşünceleri temsil eden orsa canavarı ifadesi:))) Kendimi güçlükle havuzluğa atıp sakinleştirci telkinlere başlıyorum hemen; canım senin de hep dediğin gibi sürat felakettir, en büyük lüksümüz zaman demez miyiz hep, yani o kadar da aceleye gerek yok, bu şekilde durmak yorucu, bak bir de sırtım tutulursa bütün gece çek dur şimdi yaniii biraz tekneyi düzeltsek mi:)))))) Neyse artık benim dırdırımdan mı , rüzgar biraz dar apaza döndü, hava stabil hale geldi tekne iyice oturdu ondan mı bilemiyorum adrenalinli başlayan seyrimiz keyifli bir şekilde yaklaşık bir 20 mil kadar devam ediyor. 

İlk koyduğumuz hedefe 5-6 mil kala rüzgar hafifliyor. Yelkenleri toplayıp motoru çalıştırıyoruz. Bu arada hava durumunu kontrol ediyoruz tekrar, tahminlerde bir değişiklik yok , rüzgarın öğleden sonra direkt kuzeyden artarak gelmesi bekleniyor. Bakıyoruz önümüzde daha 1 saat kadar vakit var, ilk hedeften vazgeçip, ilk hedeften yaklaşık 7-8 mil kuzeyde belirlediğimiz ikinci hedefe yönelmeye karar veriyoruz. Hava beklentisi ve mesafe nispeten kısa olduğu için yelkenleri açmıyoruz bu sefer. Bu arada bu koyda bir yangın söndürme uçağının 3-4 kez denize inip, su alma manevrasına şahit oluyoruz. Etrafta duman yok ama zaten suyu aldıktan sonra tepenin ardında kayboluyor, belli ki bizim görüş alanımız dışında bir yerlerde yangın. Keyifli bir görüntü oluşturuyor uçağın manevraları bizim için. Umarız yangını da söndürmüşlerdir başarıyla. 

Yaklaşık 1,5 saat sonra ikinci hedefimiz olan La Caletta limanına geliyoruz. Son 15-20 dakika içinde rüzgar direkt kafadan, standart 22-23 knotlarda esmeye başlıyor. Hesaplar tuttu, zamanlama harika. Niyetimiz mendireğin önündeki alana demir atmak. Mendirek  kuzeyden gelen rüzgarı da, dalgayı da epey kesiyor. Bizden başka kimse yok, liman ise  dolu gözüküyor. Biz de mi içeriye girsek diye bir düşünüyoruz, ama önce demir alanını denemeye karar veriyoruz. Dip kumluk, yaklaşık 3 metreye demiri döşüyoruz.  Süt liman değil ama rahatsız edici bir alarga da değil. Kalmaya karar veriyoruz. 

Gün boyu rüzgar kuzeyden artarak esmeye devam ediyor. Akşam da devam ama bir tık sakinlemesi lazım tahminlere göre. Kasaba hemen dibimizde, çok enteresan bir yere benzemiyor ama  akşam bota atlayıp bir market mi yapsak diye konuşuyoruz. Bu karaya ayak basmadan dokuzuncu günümüz. Alargayı önceden de seviyorduk ama karantina günleri bu iş için iyi bir antrenman oldu, izolasyon, kendini oyalama becerisi gibi kaslar iyice kuvvetlendi galiba... Bu tabii gayet gönüllü bir karantina:)) Nihayetinde bir kaç gün daha idare ederiz, bir sonra gittiğimiz yerde hallederiz alışverişi deyip vazgeçiyoruz karaya çıkmaktan... Akşama dışarıda hava azalınca bulunduğumuz yer bayağı sakinleşiyor, şimdi seyrin yorgunluğunu atma vakti işte...


Add new comment