Rodos

Map: 
Navionics Yükleniyor

Türkiye'deki son saatlerimiz...

Sabah 7 gibi uyandık. Akşam bizi yolcu etmek için gelmiş dostlarımız Hakan, Nükhet, Ufuk, Seda, Caner ve minik Ali de ayaklanmıştı. Hatta Erol bizi aç göndermemek için meşhur waffleını hazırlamıştı bile. 

Dün öğlen başlayan kuzeyli rüzgar tüm gece durmadan esmeye devam etti. Hava durumuna bir daha baktık. Rodos kanalında öğleden itibaren 20+ knotlarda batılı rüzgar gösteriyordu. Belli ki biraz dayak yiyeceğiz. Keşke daha erken çıksaydık diye düşündük, ama keşkeler bir işe yaramıyor.

Dostlarla vedalaşmaların ardından sevgili Ali son koltuk halatımızı da kesti ve Göbün'den ayrıldık.

Darboğaz'dan çıktıktan sonra Kurtoğlu burnuna kadar motor ile seyir yaptık. Burnu döner dönmez ana yelken ve cenovamızı açtık. Bir süre değişken bir rüzgar ile seyir yaptık. 7 knot ile 15 knot arasında gidip geliyordu, ama açısı uygundu. 15 mil kadar bu şekilde yol yaptık. Beklenen batılı rüzgar gelince önce iskele kontraya tramola attık. Birbuçuk saat bu şekilde gittikten sonra tekrar sancak kontraya döndük. Bir ara da anayelkeni küçülttük. 7 mil kala rüzgar 20 knotları aşınca yelkenleri kapayıp motora yol verdik. Ama dalgalara karşı 7 mili iki saatte alabildik. Belki yelkenle daha hızlı giderdik.

Mandrake limanda George bizi karşıladı. Neyseki bu liman kuzeye çok korunaklı. Demir atarak yerimize yerleştik ve Nymphe'yi tuzlarından arındırmak için yıkadık.

Direkt rotası 37 mil olan seyrin 23 milini yelken, 14 milini motor ile yapmışız. Tramolalar yüzünden toplam 45 mil yol yapmışız. Ortalama hız 4,7 knot gözükse de VMG 3,9 knot.

Ortalığı toparlar toparlamaz neredeyse koşarak Mama Sofia restorana gittik. Bu mevsim için Rodos oldukça hareketli geldi bize. Restoran'ı anneleri Sofia'dan devralmış Yannis ve Stavros her zamanki güler yüzleriyle karşıladılar bizi. Bu sefer üçüncü nesilin iyice aktif olduğu ve insiyatif almaya başladıkları dikkatimizi çekti. Yeğenler... Kuzenler... Aile işletmesi olayında zirve olabilir burası.


Giriş İşlemleri

Ertesi gün... kaç kilometre yürüdüğümüzü bilmiyoruz.

Sabah kahvaltıdan sonra resmi işlemleri yapmak için yola düştük. Hesapta, daha önce defalarca yaptığımız giriş ve pasaport işlemlerini halledecek, gümrüğün az ilersindeki marin dükkanından bir-iki makara alıp tekneye dönecektik.

Mandrake limanının yanındaki liman başkanlığına uğradığımızda kötü süpriz bizi bekliyordu. Oradaki görevli "Aylardır ertelediğimiz cruising tax bugün devreye girdi ama parayı nasıl tahsil edeceğimizi hiç kimse bilmiyor. Üstelik işlemlerinizi başlatırsam vergiyi ödeyene kadar limandan ayrılmanıza izin veremem." deyince biz oradan uzaklaştık.

Ne yapacağımızı düşünürken arka sokaktaki Vodafone'a uğrayıp geçen sene aldığım hattı sordum. Uzun süre kullanılmayınca iptal olmuş. Yenisini aldık.

Mandrake limana dönüp eskiden tanıdığımız bir acentanın ofisine uğrayıp durumu sorduk. Onlar da belirsizlikten şikayet ettiler. Çözüm olarak "siz bize vergiyi rehin bırakırsınız. Biz kefil olunca liman çıkış verir, sistem çözülünce biz yatırırız." Tabi ki bu teklif çok hoşumuza gitmedi. Biraz dolaşalım dedik.

Hareket olsun diye cruise iskelesinin az ötesindeki marin dükkanlarına gidip makaralarımızı alalım dedik. Bumba frenini etkili kullanmak için bir palanga ve kilit sistemi iyi olacak gibi. Onun için iki makara alacağız. Sanayi bölgesi şeklinde bir sokak var. Tamirhaneler, yedek parçacılar vs... Bazılarında marin malzeme de var, ama istediğimiz makaralardan yoktu. Biz de daha önceden yeni marinanın karşısında gördüğümüz dükkana kadar yürüdük. Burası gerçekten donanımlı bir dükkan. Aradıklarımızı bulduk.

Dönüp eski şehrin içinde bir kahve molası verdik. İçerken ben telefondan bu vergi işini biraz okudum. Resmi sitede bir yerde Avrupa Birliği bayraklı olmayan teknelerin gümrük işlemleri sırasında vergiyi ödeyebileceği yazıyordu. Zaten yakın olan gümrüğe uğradık ve nakit ödemek koşuluyla vergiyi tahsil ettiklerini öğrendik. 

Hemen liman başkanlığına döndük, işlemleri başlattık. Pasaport kontrol, gümrükde transit log ve vergi ödeme, tekrar liman başkanlığı. Ve resmen Yunanistan'dayız.

Herşeyi halledince, bir Rodos geleneğimiz olan Meltemi restoranda Musakkalarımızı soğuk bira eşliğinde yedik.


Add new comment