Atakos

Map: 
Navionics Yükleniyor

Dün hareket etmedik, Kaminia’da geceledik. Sabah 7.30 civarı uyandık. Bu saatlerden belli, sıcak bir gün olacak. Dışarıda deniz ince bir çizgi şeklinde, üzerinde hiç bir kıpırtı yok, hafif puslu. Cem (arılarla fısıldayan adam:)) dışarda kahvesini içerken, ben arıların çoşkusu nedeni ile içeriye kaçmak durumunda kaldım bu sabah. Sanıyorum işin sırrı onlar yokmuş gibi davranıp sakince yaptığın işe devam edebilmekte. Öyle böcek, haşerat korkum olmamasına rağmen  bu kadar burnumun dibine girdiklerinde ben Cem kadar sakin kalamıyorum maalesef:)

Saat 10.00 civarı demir alıp çıkıyoruz koydan. Hedef bulunduğumuz yerin yaklaşık 9 mil kuzeydoğusunda kalan minik Atokos adası.  Rüzgar hala sıfır, motordayız. Saat 11.30 civarı adaya ulaştık. Önce adanın güneyindeki bir iki demirleme noktasına göz attık. Dışarıdan fark edilmeyen güzellikteler. Sarp yamaçların dibinde, berrak sular. Zaten büyükçe olan “Cliff Bay” olarak geçiyor yazılarda.  Bazı yerlerinde alarga mümkün gibi görünse de genelde kıçtan kara bu koylarda kalan tekneler.  Buradan adanın doğusundaki “One House Bay” koyuna yöneldik. Burası ismi ile cismi müsemma bir koy hakikaten. Koyda bir tanecik ev var. Öyle metruk bir yapı da değil, düzgün görünümlü bir evcik. Adanın güneyindeki koylara göre daha büyük ve kalabalık burası. Deniz burada da şahane. Teknelerin neredeyse tamamı alargada. Burayı beğenmez isek güneydeki yerlere döneriz diye düşünmüştük ama keyifli bir yer, rüzgar da akşama doğru batıdan kuvvetlencek diye gösteriyor tahminler, korunaklı da... Galiba bugün burada kalıcıyız. 

{Cem}

Akşama doğru hava sıcaklığı azcık rahatlayınca otopilota bakalım diyoruz. Zira bütün gün hiç çalışmadı. Artık tamamen ölü gözüküyor. Bozulması en korktuğum şeylerden biriydi. Yedeğini almıştım, orada sıkıntı yok. Ama motor o kadar biçimsiz bir yerdeki. Sancak kamaranın dibinde, tavanda sökülen dar bir kapak var. Ancak oradan ulaşıllyor, diye biliyordum. Bugün gözüme dümen pedestalının önünde, aşağıda kalan pano takıldı. Üzerinde motorun düğmeleri ve göstergeleri takılı. Buradan otopilot motoruna ulaşmak mümkün olabilir. Önce dümeni arkasından kapağı söküyoruz. Bingo! Yine mükemmel değil, ama aşağıdan çalışmaktan çok daha kolay olacak.

Aslında bugün sökmeye niyetim yoktu. Amacım sonraki günler için bir ön inceleme idi. Ama siz bu hikayeyi biliyorsunuz. Buraya kada açmışken bari motoru alalım. Tamir imkanlarına sonra bakarız dedik ve söktük. Tahminimizden rahat geldi. Dışarı çıkartmak için iki seçenek vardı. Ön kapaktan çıkartmak için dümeni palaya bağlayan zinciri de sökmek gerekiyor. Alargada iken buna girmek istemiyorum, tekne tamamen kontrolsüz kalacak. Aşağıdan deniyoruz, biraz evirip çevirince çıkıyor. Motor artık kucağımızda!

Masaya yatırıp sökmeye başlıyoruz. Kablosunun debriyaja girdiği noktada yıpranma gözüküyor. Internette okuduklarım da tipik arızanın bu kablonun iç bağlantısından kaynaklandığını söylüyor. Teknede bile tamir etme imkanım olabilir. Ama debriyajı açmak için sökmem gereken bir segman var. 3 cm filan çapında. Teknede abudik gubudik bir çok alet var, ama bu segmanı (kırmadan) açacak pense yok. İlk düzgün limanı bekleyecek.

O zaman yedeği takalım diyoruz. Sevgili arkadaşımız Hülya bunu bize Almanya'dan taşımıştı. Fakat braket tasarımı değişmiş. Bunu aşağıdan sokmak mümkün değil. Önden de dümen zincirini burada sökmek istemiyoruz. Hem rüzgar biraz esmeye başladı. Hem de koya demirleyenler epey arttı. Ters bir durumda acil çıkabilmek istiyoruz. Ortalığı toparlayıp dümeni yerine takıyoruz. 

Yarın da dümen başındayız.


Add new comment