İspanya'ya geçiş

Map: 
Navionics Yükleniyor

Bugün İtalya’ya veda ediyoruz, daha doğrusu Sardinya’ya. Bir sonraki plan Balearic Adalarının ilki (en doğudaki) Menorca, bu da 190 millik bir yol demek. Hava tahminleri, potansiyel varış saati gibi konuları göz önünde bulundurarak oluşturduğumuz alternatif yola çıkış planlarından dün nihayet Cuma sabahı erken saatte yola düşmekte karar kıldık. Saat sabah 6.00’da kurduğumuz alarm ile  fırlıyoruz yataktan. Normalde pek zorlanmadan uyanırız ama dün gece rahatsız bir gece oldu, saat ancak 02.00 den sonra rüzgar yön değiştirdi ve rahatladık. Yani ikimiz de taş çatlasa 4 saat falan uyuyabildik doğru dürüst. Güneş daha doğmamış, etraf yeni yeni aydınlanıyor. Hiç vakit kaybetmeden alıyoruz demiri. Dün buraya demir attığımızda dalga ve rüzgara rağmen suyun rengi güzel gelmişti. Sabah bu saat itibariyle rüzgar tamamen kalmış, gram dalga yok ve havuz gibi bir deniz karşılıyor bizi. Tüm zinciri ve çapayı resmen görerek çekiyoruz sudan. Sardinya adasında denizin güzel olduğu yerlerde alargada kalmıştık ama bu deniz giderayak birinci sıraya oturdu resmen. Cem “Boşver ya, su çok güzel, hadi atlayalım, yarın gideriz.” dese, hemen “Tabii canıımmmm, böyle deniz kaçırılmaz…” diyecem de, ama nerdee,  tabii ki gayet azimli kendisi yola çıkma konusunda:) 

Aslında düşünmedim değil. Ama biliyoruz ki birkaç saat içinde hem deniz dalgalanacak hem kalabalık gelecek. Biz iyisi mi yola düşelim. Bu adaların arasından açık denize çıkış da eğlenceli. Derinlik 2.5 metreye kadar düştü. Genişçe de bir boğaz. O hattı tutturmak biraz gerdi sabah sabah.

İlk bir-iki saat kahveydi, havayı kollamaktı derken ancak kendimize geliyoruz. Apazdan çok kuvvetli olmayan ama istikrarlı bir rüzgar esiyor. İlk önce ana yelken ve cenova açıyoruz ama cenova yetmiyor. Cenovayı sarıp, balonu basıyoruz. Sicilya-Sardinya geçişini yaparken keşke daha erken bassaydık balonu pişmanlığı yaşamıştık hafiften, ama bu sefer zamanlama iyi galiba. İşte o mor balon tam oniki saat boyunca 85 mil götürüyor bizi. Balonun performansı şaşırtıyor bizi. Hava öğleden sonra epey hafifliyor. Ama 8-9 knot eserken dahi Nymphe 6.5-7 knot hızlarla gidiyor. Hatta bölmemek için bu güzel seyri, açlığı bile göze alıp yemek saatini bayağı geciktiriyoruz. Aslında daha götüresi var ama hava karardıktan sonra herhangi bir aksilik durumunda toparlamak zor olabilir düşüncesi ile gün batınca topluyoruz balonu. Gayet mutluyuz, yalnız açlığın verdiği gerginlik var tabii biraz! Her uzun geçiş, aynı zamanda bizim için daha uzun seyirlere hazırlık niteliğinde ve bir tecrübe. Aslında aç kalmamanın, morali ve enerjiyi iyi tutmanın önemini biliyoruz ama  bu sefer uygulayamadık. Eğer o birkaç saatin hayati önemi yoksa bir daha yapmayalım bunu diye konuşuyoruz Cem’le. Yemek işini halledince keyifler yerine geliyor tekrar. Bu arada dalgalar da epey büyüyor. Ana yelkeni toplamamıştık, o biraz dengede tutsa da sallanarak devam ediyoruz yola. 

24.00-03.00 nöbeti benim, sonrası Cem’de. Nöbetler sorunsuz geçiyor, çok fazla trafik yok etrafta. Şansımıza birkaç gündür devam eden bir meteor yağmuruna denk geliyoruz. Ay da geç doğunca gökyüzü yıldız kaplı. Sürekli yıldız kayıyor yukarıda:)

Gece yarısına doğru tamamen kalan rüzgar sabah biraz tazeler gibi oluyor. Yine ana yelken ve cenovayı deniyoruz, ilk başta fena değil ama sonra tık yok. Tahminler de bu şekildeydi zaten. Balon da bassak bu havada faydası olmaz deyip topluyoruz yelkenleri. Yolun kalanı motora kuvvet.  

Saat 14.15 civarı Menorca’ya ulaşıyoruz. 190 mil mesafeyi 32 saatte kat etmiş oluyoruz. Yolun neredeyse yarısı yelkende, daha doğrusu balonda geçiyor. Ortalama net hızımız ise 5.9 knot. Açıkçası beklentimizden daha iyi bir performans:)

Hemen limana girmeye niyetimiz yok, çünkü ne zaman limana/marinaya bağlansak bir iş halletme telaşı sarıyor bizi. Adanın batısındaki Sa Mesquida koyunu hedeflemiştik, niyetimiz bir kaç gün burada alargada tembellik. Yani benim niyetim bu da, Cem yolda gelirken hangi ara yaptıysa uzun bir market fişinin arkasını komple doldurmuş yapılacak ufak tefek(!!!!) işler listesi diye:) 

Demiri atınca suya atıyoruz kendimizi de. Küçük bir kasabanın önünde güzel bir koy burası. Kuzeyinde ufak bir plaj var. Çok kalabalık değil, huzurlu. Galiba Sardinya etabındaki kalabalık bizi biraz yordu. Tam istediğimizi bulduk şu anda burada, iyi geliyor.

Bir yandan da iki gün sonra girmeyi umduğumuz marina ile yazışıyoruz. Dün malum internetimiz yoktu. Bu sabah karaya yaklaşınca devam ettik yazışmaya. Pazartesi dolularmış. Biz karar verip cevap yazdık. Ama farkettik ki cumartesi öğlen kapıyorlar dükkanı. Pazar da kapalılar. Marina burası! Bir yelken kulübü işletiyor. Kâr amaçlı olmayabilir, ama yine de...


Add new comment