Arpia Adasi

Map: 
Navionics Yükleniyor

Saat 12.00 civarı demir alıp Methoni’den çıktık. Rüzgar ilk etapta zayıftı, sonra biraz arttı ama tam kafadan. Uzunca bir süre motorla devam ettik. Son iki saat rüzgar açısı biraz düzelince ana yelkeni açtık. Ama gideceğimiz yer ıssız ve  haritada mayın tarlası gibi kayalar saçılmış görünüyor etrafına, karanlığa kalmak istemiyoruz. O nedenle cenovaya yeltenmedik bile. Ana yelken destekli motorla devam ettik yola. Saat 7.30 gibi ulaştık hedefe. Nisidhes Strofadhes diye anılan iki küçük adacık. Daha büyük olan Stamfani'de eski bir manastır binası var, biraz ürkütücü. Biz küçük olan Arpia'da kalacağız. Kimse yoktur buralarda diye beklerken bir katamaran karşılıyor bizi koyda. Aşağısı kayalık, 3-4 metreye demir atıyoruz ve zınk diye tutuyor. Anlıyoruz ki sabah Cem’in küçük bir dalış yapması gerekecek!!!

Ion Denizinin otasında üzerinde yerleşim bulunmayan bu minicik adada ıssızlık beklerken yanılmışız galiba. Akşam botla bir kaç genç geldiler, bizim bağlandığımız koydaki bir kilisecikte biraz muhabbetlenip mum yaktılar. Biraz sonra da ufacık bir motoryat demir attı yanımıza. 

Gece garip kuş sesleri ile uyandık. Bir çeşit çığlık gibi, sürekli ve kalabalık. Martı çığlığı değil, anlayamadık tam ne olduğunu. Sanki adanın öte tarafında tanımadığımız bir kuş türünün özel partisi var. Gün ağarana dek devam etti sesler. Ertesi gün biraz araştırınca adanın kuşların göç yolu üzerinde olduğunu ve bazı özel kuş türlerine ev sahipliği yaptığını öğrendik. Duyduğumuz sesler de sanyoruz "Cory's Shearwater" debilen bir yelkovan kuşu türüne ait. Dinlerseniz garipten neyi kastettiğimiz videoda gayet net anlaşılıyor!

Sabah 6.45 gibi ayaklandık. Sıcaklar başladığından beri kapıyı yalnızca içeriye ışık ve haşerat girmesini önleyecek ince bir örtü ile kapatıyoruz. Şöyle bir gerinip, hava almak için perdeyi kaldırdığımızda korkunç bir manzara karşıladı bizi havuzlukta. Binlerce, abartmıyorum binlerce küçük beyaz sinek, yer yer bir örtü kalınlığında kaplamışlar havuzluğu. Çoğu ölü. İlk şoku atlattıktan sonra temizliğe giriştik. Deniz suyu pompasını çalıştırdık  ve tekneyi neredeyse baştan aşağıya yıkadık. Allahtan dışarıda çok bir şey bırakmamışız yatarken. Bu haliyle bile sinek ölülerinden kurtulmak epey zor oldu. 

O işi de hallettikten sonra Cem daldı ve kayadan demirimizi kurtardı. Saat 8.00 civarı koşarak çıktık koydan. Yola çıkar çıkmaz  sırayla banyo ve çamaşır işine giriştik. Haliyle su yapıcıyı da çalıştırdık. Rahat bir yolculuk sonrasında saat 12.30 civarı Zakhintos’un güneyindeki Keri Koyuna demir attık.