15 – 19 Temmuz
Sabah son bir tur alışveriş yapıp tekneyi yıkıyoruz ve su depolarını dolduruyoruz. Birkaç gündür sohbeti ilerlettiğimiz Alman komşularımızla da vedalaşıp iplerimizi çözüyoruz. İlk hedef marinanın benzin istasyonu. Burada hem mazot depomuzu dolduruyoruz, hem de yeni gelen 100 metre zincirimizi teslim alıyoruz.
Zincirleri şimdilik direk dibine sabitliyoruz. Nurettin…
Aslında bir gün daha kalmaya niyetliydik, ama hem Messina boğazındaki akıntı tablosuna, hem de beklenen rüzgarlara bakınca yola çıkmaya karar verdik. Bu boğazda 3-4 knota kadar akıntılar olabiliyor ve ters yönde geçmek istemezsiniz.
Yanımızdan gelip geçen küçük botların ufak tefek sarsıntıları dışında rahat bir gece geçirdik. Ama aklımız biraz çapada. Zemin kayalık, Cem dalıp kontrol de etti ama bir ihtimal çekerken sıkıntı yaşamasak bari diye düşünüyoruz. Hedef Sicilya’nın kuzeyinde Aeolian Adaları olarak bilinen volkanik adalar grubundan Vulcano Adası. Yaklaşık 35 mil bir yol demek bu. Hava tahminlerine göre rüzgar…
İki gecedir Vulcano Adasının güneyindeki Spiaggia del Cannitello koyunda hem kafamızı dinliyoruz, hem de kalan işlerle uğraşıyoruz. Ama harekette bereket vardır diyerek bugün bir tur atmaya karar verdik. Sabah kahvesi sonrasında saat 8.00 gibi demir aldık. Niyetimiz ilk olarak adanın kuzeyinde yaklaşık 3-4 mil mesafedeki
Sabah 5'de çok da zorlanmadan uyanıyoruz. Zaten herşeyi akşamdan hazır etmiştik. Demiri alıp yola çıkıyoruz. Hedef Cefalu yaklaşık 55 mil mesafede. Hiç rüzgar beklentisi yok. Motora kuvvet.
Sicilya’nın başkenti Palermo Cefalu’nun 70 km batısında. Niyetimiz sabah 9.00 treni ile Palermo’ya gitmek. Tren istasyonunu bir gün önce Cefalu’yu gezerken tespit etmiştik zaten. Trenden yarım saat kadar önce gidip biletlerimizi aldık. Tren konforlu, kalabalık da değil. Zaten önceden karar vermiştik, çok kalabalık olursa binmeyiz…
Dün Palermo, önceki gün Cefalu derken iyi yürüdük. Bugün araba kiralayıp bu bölgedeki doğal parkı gezeceğiz.
Sabah 6'da kalkıyoruz. Yine herşey akşamdan hazır zaten. Su deposunu doldurup elektrik kablosu ve hortumu toplayıp limandan ayrılıyoruz. 60 mil yolumuz var.
30 Temmuz Sabahı 5:50'de Sardinya adası için demir alıyoruz. Yolumuz 160 mil. Aslında daha erken çıkmaya niyetliydik, ama hava ancak aydınlanıyor. Bu körfezden çıkışta mayın tarlası gibi balıkçı ağları vardı. Karanlıkta geçmek istemiyoruz o bölgeyi.
Dinlenme günü. Muhteşem bir denize sahip bu koyda bir gün geçirmeye karar veriyoruz.
8:00 gibi kalkıp hemen demir alıyoruz. Keyifsiz bir geceydi. Rüzgar hafif batıya döndü ama dalgalar güneyden gelmeye devam etti. Bordadan alınca çok pis sallanıyoruz. Tehlikeli filan değil ama tatsız.
Sabah bir deniz ve kahve keyfi sonrası yola çıktık. Kısa gideceğimiz için hiç acele etmedik. Güneyli rüzgar devam ediyordu. 10 millik yolu sadece ana yelkenle tamamladık.
Arbatax denize uzanan bir yarım ada üzerine kurulmuş. Kuzey tarafında büyükçe bir liman var. Ve upuzun bir kumsal. Güneyinde ise…
Hava koşullarından mütevellit dünkü mecburi tembel günü sonrası sabah erkenden saat 5.30 gibi demir alıp harekete geçtik. Niyetimiz kuzeye doğru biraz yol katetmek. Güneş daha doğmadı, hava alacakaranlık. Erkenci olmamızın bir nedeni de rüzgarın bugün öğleden sonra epey sertleyecek olması, hem de tam kuzeyden. Orsa seyri yapacağız bari çok da dayak yemeden yapalım istiyoruz. Koydan çıkana kadar…
Yine sabah 5:30'da demir alıyoruz. Rahat bir gece geçirdik. Dışarda epey dalga olmasına rağmen olduğumuz yeri hiç etkilemedi. İlk hedefimiz yaklaşık 14 mil mesafedeki Brandinchi koyu. Burada bir kahvaltı yapıp hava durumuna göre devam edeceğiz. Rüzgar tam kafadan geliyor ve iyi dalga kabartmış. Motora kuvvet sorunsuz şekilde koya ulaşıyoruz.
Kahvaltıdan sonra bari biraz yol yapalım, kahvemizi Tavalora adasında içeriz diye düşünüyoruz. Dışarda sıkı dalga var. Önce bulunduğumuz burna yapışıp gidiyoruz. Onun korumasından çıkınca karşıdaki Molara adasına geçiyouz. Sonra da Tavalora'nın siperinde rahatça ulaşıyoruz. Bu arada, öyle tehlikeli, çok rahatsız edici bir dalga yok. Biz keyfimize biraz düşkünüz.
Bugün gitmeyi planladığımız Cala Petra Ruja koyu sadece 10 mil kadar kuzeyde. Hava da müsaade edince sabah şafak vakti yola düşmeye gerek kalmadı. Saat 8.00 gibi ayaklandık, deniz, kahve keyfi, sosyal medya, kitap, ufak tefek işler, kahvaltı derken saat 13.00 oldu zaten. Yapacak birşey kalmayınca demir aldık ve düştük yola. Sardinya adasının kuzey doğusundaki Costa Smeralda denilen jet set…
Bu sabah da 8.00 gibi ayaktayız. Bugün gitmeyi planladığımız Maddalena Takımadaları yaklaşık 10 mil kuzeyde. Yoldaki koylara göz ata ata gideriz, beğendiğimiz bir yer olursa biraz yolda takılırız diye düşünüyoruz. Kahveleri içtikten sonra demir alıp yola düşüyoruz. Koylardaki keşmekeş biraz sakinlemiş, kalabalık biraz azalmış olsa da etrafta hala çok miktarda hareket var.
Yan tekneler motorları kapattıktan sonra sakin bir gece geçirdik. Aslında bugün yolumuz çok kısa ama erken yola düşüyoruz. Gün içinde koylara yığılanları gördükten sonra, bugün gideceğimiz yere erken varıp rahat demirlemek istiyoruz. Aynı adanın batı kıyısına geçip dün akşam konaklamış 6 teknenin yanında ferah ferah demirliyoruz. Adanın bu tarafı daha yeşil. Çam ormanı bile var. Sahilde doğa…
Sabah kalkar kalkmaz yola düşüyoruz. Hedef az kuzeydeki ada grubu ve yine erken varıp rahat demirlemek istiyoruz. Kuzeydeki adalar anakaraya bir çıt daha uzak ve biraz daha rahat olacağını umuyoruz. Nerde!
Sabah 8.00 gibi kalktık, niyetimiz trafik başlamadan buradan kaçmak. Demirimizi bizden çok sonra gelen ve yakınımıza demir atan bir katamaranın neredeyse altından ince ayarlarla toparlayabildik. Katamaranda herkes uykuda. çıt yok, beceremesek ya uyandırmaya çalışacağız ya da mecbur bekleyeceğiz biraz. Dört gündür bu kadar kalabalık bizim bünyeyi biraz yordu, o nedenle niyet bugün bu bölgeden çıkıp kendimizi ana karanın…
Sabah uyanır uyanmaz yola düşüyoruz. Sadece 25 mil yolumuz var, ama burada marina çalışanları bile siesta yapıyor. Saat birden önce varmamız gerekiyor. Kahve keyfi ve kahvaltı yolda.
Sabah Porto Torres'deki koşuşturmamız devam etti. Alışverişler tamamlandı, son çöpler atıldı. Liman başkanlığına uğradık. Tahmin ettiğimiz gibi, uğramadan İtalya'dan gitsek de kimsenin umurunda olmazmış. Görevli, Costitutoya geliş gidiş damgalarını vuruyor, Gelecek liman olarak Menorca yazdırıyorum. Şaşırtıcı bir şekilde orjinalini bana veriyor, hatta kendine kopya bile almıyor. Bu adamların bürokrasisi hakikaten…
Bugün İtalya’ya veda ediyoruz, daha doğrusu Sardinya’ya. Bir sonraki plan Balearic Adalarının ilki (en doğudaki) Menorca, bu da 190 millik bir yol demek. Hava tahminleri, potansiyel varış saati gibi konuları göz önünde bulundurarak oluşturduğumuz alternatif yola çıkış planlarından dün nihayet Cuma sabahı erken saatte yola…
İspanya Balerik adalarına ulaştığımız bu koyda 3 gece geçirdik. Niyetimiz iki geceydi, ama bugün Mahon marinada yer olmadığı için bu gece de buradayız.
Burası Mahon limanına karadan taş atım mesafesinde, ama denizden ulaşmak 6.5 mil. Ufacık bir tatil kasabası. Bakkal bile yok. Birkaç lokanta…
Üç gecedir Menorca'nın en büyük yerleşimi olan Mahon'dayız. Niyetimiz iki geceydi, ama bugün kuvvetli doğulu rüzgarlar öngörüldüğü için bir gün daha uzattık. Öyle seyre engel olacak bir hava değil ama geçmeye niyetli olduğumuz Mallorca adasının bizden taraftaki tüm koyları bu rüzgara açık.
Sabah 8 gibi yola düştük. Kahve keyfi limandan çıkana kadar. Bir kere daha bu muhteşem limanı takdir ettik. Upuzun liman boyunca gayet sakin gözüken deniz, çıkar çıkmaz fena kabardı. Üstelik rüzgar da, dalga da Mahon limanına teorik olarak en dezavantajlı yönden geliyordu. Yine de içerde hiçbir şey hissedilmiyordu.
22 Ağustos Cumartesi
Bu adaya biraz önyargılı geldik. Malum Mallorca denince hareketli bir gece hayatı, resortlar, beachler, partiler, vb. geliyor insanın aklına, ama biraz okuyup araştırınca sanki daha fazlasını vaad ediyor ada. O nedenle en az iki günlük bir araba turu ile keşif fikri cazip geldi.
Sabah denizi ve kahvesinden sonra düşüyoruz yollara. Bu sefer adanın kuzey batısındaki birkaç tarihi kasabayı gezmek niyetimiz. İlk hedef Valldemossa kasabası. Adanın kuzeybatısı boyunca uzanan Serra de Tramuntana dağlarının arasında, vadilere gire çıka ilerliyor yol. Kasaba girişindeki otoparka park edip yürümeye başlıyoruz.…
Bugün Mallorca'dan İbiza adasına geçeceğiz. 80 mil yolumuz var. Aslında İbiza'nın doğusundaki koyları kullanarak iki güne bölmek mümkün, ama ikimizin de tercihi tek uzun seyir yapıp ertesi günü dinlenerek geçirmek. Hedefimiz de İbiza limanı değil, hemen karşısındaki Formentera adası. Okuduklarımıza göre daha huzurlu bir yer. Göreceğiz.
Yolumuz kısa olduğu için sabah sallana sallana çıktık. Hatta çıkmadan biraz da tekne altını süngerledik. Sicilya'dan beri neredeyse 6 hafta olmuş. Coppercoat'un performansı hiç fena değil. Ama bir süreyim, yıllarca dokunmayayım diyenlere uygun değil. Ayda bir hafif bir sünger istiyor.
Yolda Levante dedikleri bir kumsalda…
Sabah 7.00 gibi uyandık. Bir önceki gece çok deliksiz bir uyku olmamıştı, gündüz de bir saate kadar rahat değildi tekne, baygın uyumuşuz bu gece. Yine de alışkanlık vakitlice kalktık. Niyetimiz artık makul bir noktada İspanya ana karasına geçmek. İbiza’dan 60 millik bir yol demek bu. Bugün ve yarın kuzeyli rüzgar fena değil, bizi götürür, hatta bugün bir tık daha iyi sanki. Ama sabah iki kere fikir…
Pazartesiyi de Moraira'da dinlenerek geçirdik. Gündüz yine epey bir tekne gelip gitti. Eylül'de buraların sezonu biter diyorlardı, henüz öyle bir işaret yok. Hatta Alicante'de yelken kulübü olan marinada yer bulamadık, daha ticari olana gideceğiz. Ama onlar belli ki sezon dışı fiyatlara geçmişler, çok acıtmayacak!
24 saatlik bir seyirle Almeria yakınındaki Capo de Gata burnuna ulaştık. Aslında niyetimiz birkaç gün kalmaya niyetli olduğumuz Motril limanına 60-70 millik seyirlerle üç günde ulaşmaktı. Ama Perşembe sabahı Alicante'den çıkarken baktığımızda Cuma için fazla kuvvetli rüzgarlar veriyordu. Üstelik Perşembe gecesi de sabaha kadar sürecek kolayımıza bir rüzgar. Bu durumda iki günlük seyri tek atımda…
Nispeten rahat bir gece geçiriyoruz. Hava esse de, dalgalar aynı yönden geldiği için çok rahatsız etmiyor. Sabah karşı da iyice azalıyor. Hatta, bugünkü yolumuzda bizi biraz götürür diye umuyorduk, ama sabah 7'de yola çıktıktan kısa süre sonra iyice kalıyor. 65 millik yolu motorla yapıyoruz. Yolculuk o kadar sakin ki, güverte masamıza hafif bir zımpara vurup yağlıyoruz. Sanırım iki aydır teknede yaptığımız ilk keyfekeder iş…
Sabah 9.00 gibi düşüyoruz yola. Granada Motril’e yaklaşık 51 km uzaklıkta. İlk plan El Hamra sarayını gezmek. Saray deyip geçmemek lazım, yaklaşık 4-5 bölümden oluşan koca bir kompleks, hakkını vererek gezmenin 5-6 saat sürdüğü yazıyor internette bazı yerlerde, aman rahat ayakkabı giyin uyarısı falan var!
3 gündür bize ev sahipliği yapan Motril'den sabah ayrılıp hiç rüzgar esmeyen bir havada 50 mil yol yapıp Fuengirola kasabasına ulaşıyoruz.
Fuengirola'dan sabah 3'de yola çıktık. Yolda anormal bir durum olmazsa amacımız doğrudan Kanarya adalarına gitmek. 650 mil yolumuz var.
Saat 10'da "The Rock"ı bordolayarak girdiğimiz Cebelitarık boğazını dört saatte sorunsuz bir şekilde geçtik.
Gece rahat geçti. 12-3 nöbeti bende, 3-6 Cem'de. Hem gece, hem de gündüz epey bir gemi trafiği var. Akdeniz'de tek bir gemi gördüğümüz bir gecelik geçişlerden sonra burası bayağı hareketli. Ama akış düzenli bir rotadan ve takibi kolay. Germiyor insanı. Hatta bir süre sonra sıradaki şeklinde beklemeye…
Rüzgar gece yarısından itibaren azalmaya başladı ve gece 2:15'de motoru çalıştırdık. Kısa bir süre sonra cenovayı, sabah da ana yelkeni kapattık.
Sorunsuz bir gece geçirdik, sabaha karşı dalgalar da iyice azaldı ve seyir iyice rahatladı. Sabah neredeyse göl gibi bir denize aydınlandı hava.