Map

Navionics Yükleniyor

Preveza'dan 12:30 gibi ayrılıyoruz. Hedefimiz Two Rock Bay. İtalya geçişi öncesinde uygun havayı burada beklleyeceğiz.

İşaretli kanaldan çıkar çıkmaz yelkenimizi açıyoruz. Şimdillik anayelkende tek camadan var. 20 millik yolun çoğunu orsa seyrinde gidiyoruz. Kısa bir ayak tramola atmamız gerekiyor. Bir noktada camadanı açıyoruz. 2.5 mil kala rüzgar iyice azalıyor. Motora basıp koya giriyoruz.

Sabah makul bir saatte kalkıp kahve, deniz ve kavaltı keyiflerimizi yapıyoruz. Saat dokuza kadar nispeten boş olan plaj bir anda hareketleniyor. Özellikle paraşüt  çeken botun oluşturduğu dalgalar sevimsiz.

Saat onbir gibi neredeyse tüm tekneler yarış startı verilmiş gibi demir alıp yola düşüyorlar. Her gün tekrarlanan bir  senaryo bu. Herkes benzer bir program izliyor. Bizim neyimiz eksik deyip yarım gibi yola çıkıyoruz. Başlarda rüzgar zayıf. Bir iki saat motorla yol alıyoruz. İstikarlı bir rüzgar gelince anayelkeni açıp motoru susturuyoruz. Rüzgar 120 derece geniş apazdan geliyor. Aslında cenova da çalışır ama acelemiz yok ve keyfimiz yerinde. 6 knot ortalama hızla Preveze'nin girişine kadar geliyoruz.

Sabah makul bir saatte uyandık. Bir tur deniz ve kahvaltı sonrası demir aldık, hedef Parga. Çiğdem ve Güçlü ile yaptığımız bu bir haftalık seyahatte biz de bu bölgede daha önce eksik bıraktığımız noktaları görme, yapamadığımız şeyleri tamamlama fırsatı yakalamış olduk. Parga da bu yerlerden birisi. Lakka’ya mesafesi yaklaşık 13 mil. Rüzgar zayıf, motordayız. Seyir halindeki esinti bile sıcak. Yolun sonuna doğru biraz serinliyor ve yelken yapılacak kıvama geliyor ama az mesafe kaldığı için motorda devam ediyoruz. 

Bu sabah Çigdem ve Güçlü erkenci, sakinlikte çıkıp sabah turu atmışlar kasabada , gün doğumunu izlemişler ve fırından yeni çıkmış kruvasanlarla geldiler tekneye.

Kahvaltıyı Lakka’da etmeye karar verdik, bu kadar şehir yetti şimdilik, çözüp halatları çıkmak istiyoruz biran önce. Lakka ile Gaios arası yaklaşık 4 mil mesafede. Motordayız. Sıcak şehir içinde daha da hissettiriyor kendini , açığa çıkmak iyi geldi. Yolda bir yunus sürüsü gördük, bu canlıların varlığı insanı mutlu ediyor.

Bir noktada müsade isteyip kalabalıktan kaçıyoruz. Kısa bir seyir ile Paxio adasının Gaios limanına giriyoruz. Geçen sefer buranın dışına demirleyip alışverişe girmiştik. Bu sefer gece kalmak istiyoruz.

Dün harika bir tembel günü yaptık. İki gün yol üzerine hepimize iyi geldi. Aslında tam bir tembel günü de denemez. Cem, dostumuz Mehmet Erem’in hediyesi hava kompresörü ile teknenin altını temizledi. İlk defa denizde deneme fırsatımız oldu bu aleti, sonuç gayet başarılı. Maske ve şnorkel ile ulaşabildiğiniz alan sınırlı kalıyor, bu şekilde teknenin altına tamamen el atma şansımız oldu. Copper-coat sert bir zehirli olduğu için sert bir süngerle rahatça silinebiliyor. Daha karar vermek için erken ama copper-coat’un şu ana kadar ki performansından memnunuz. Ki tekneyi İstanbul seferleri nedeni ile belirli sürelerde bağlı bırakmak durumunda kaldık.

Dünün yorgunluğun üzerine güzel bir uyku sonrası sabah 9.00 civarı kalktık. Bugün marinadan ayrılıp kendimizi bir an önce denize atmak istiyoruz. Sabah kahvesi sırasında Cem hızlı bir iş bölümü yaptı, Çiğdem, Güçlü ve ben alışverişe gidiyoruz, Cem teknede kalıp yol öncesi kontrol ve yıkama işini yapacak. İş bölümünün ana fikri şu aslında; ben bu işleri yaparken ayak altında dolanmayın, siz en iyisi üçünüz birden markete gidin:))) Şaka bir yana tekne tam takır, kuru bakır, alarga niyetimiz de var, alışveriş yüklü yani. O nedenle araba ile gidiyoruz markete. Bir saatten fazla sürdü alışveriş işi. Marketten sonra pastaneye uğrayıp kahvaltılık birşeyler aldıktan sonra döndük tekneye. Cem de yeni bitirmiş yıkama işini, o kadar zaman tozlanmış tabii Nymphe.

Cem'in gözüne son bir kaç müdahale ve kontroller sonrası dönüşümüzün önünde bir engel kalmadı. Görüşün tam netleşmesi biraz zaman alacak ama doktorumuz Cengiz Bey ameliyattan ve sonuçlarından memnun görünüyor. 

Çiğdem ve Güçlü ile birlikte bu sefer yolculuk. Bayram tatillerini bizimle geçirecekler:) Onlar araba ile gitmeyi tercih ettiler, biz de bu durumda uçakta zorlanacağımız ne varsa aldık yanımıza, doldurduk bagajı.

Sabah 6:30 civarı uyandık. Kuzeyli rüzgarı arkamıza alarak Preveza'ya doğru yol almak niyetimiz. Rüzgar öğleden sonra epey sertleyecek, Cem'e kalsa biraz daha geç çıkalım ve koşarak gidelim, ama ben o rüzgara kalırsak dayak yeme olasığı nedeni ile geç olsun güç olmasıncılardanım:) Limandan çözülüp gündoğumu eşliğinde yola düştük. Rüzgar gelecek biliyoruz, ana yelkeni açtık ama yeterli değil, motorda devam. Cem söyleniyor biraz, ben sana erken demiştim diye:) Bir iki kere hissettirince motoru kapatıp bekledik ama yetmedi. Neyse ki saat 9.00 civarı esmeye başladı biraz, kapattık motoru biz de. Sonrası güçlenerek devam etti zaten. Cenova'yı açmadan 7-7,5 knotları gördük bir ara. Dalgalar da büyüdü ama arkadan aldığımız için çok rahatsız etmiyor.

Sakin bir geceden sonra erkenden uyandık. Kahveleri içtikten sonra iki gündür bizi kazık çakmış gibi tutan çapamızı alıp yola düştük. Kazık çakmış terimi abartılı değil, çapayı ancak motor ile üzerine yürüyüp ters yöne kaldırarak çıkartabiliyoruz çamurdan.

Igoumenitsa kanalından çıkıp hemen kuzeydeki lagoon gibi yere bir göz attık. Derinlik ve dip yapısı olarak iki gecedir kaldığımız koya benziyor. Ama batıdan gelecek soluganlara açık. Doğası biraz daha güzel görünse de, su yine çamurlu. Koydan çıkıp Korfu'ya yönelidik. Hızlı bir kahvaltıdan sonra yelkenlerimizi açtık.

Pages