Map

Navionics Yükleniyor

Sabah 8.00 gibi uyanıp, sezonun  ilk  "cump suya" yüz yıkama seansını yaptık.  Uyanıp ayılmanın en iyi yollarından birisi bu olsa gerek. Biraz güneşlenme ve kahve keyfi sonrasında Poros Town’a doğru yola düştük. Sabahın erken saatlerinden bu yana önümüzden akan yoğun bir tekne trafiği dikkatimizi çekti. Allahtan akış yönü ağırlıklı çıkış tarafında,  bu da bizim iskelede daha rahat yer bulabileceğimizin bir göstergesi. Saat 11.00 civarı demirimizi alıp yola çıktık. Mesafe çok kısa, motordayız. 11.40 gibi Poros Town iskeleye yanaştık. İlk etapta ahşap iskelede aborde olmuş tekneler gözümüze çarptı.

Sabah çok da acele etmeden kalktık. Kaç günün sosyal yorgunluğu var üzerimizde. Önceden sözleştiğimiz mazotçu geldi, depoyu doldurduk. Liman başkanlığından çıkışımızı aldık. Son alışverişimizi yapıp Zea Marina'dan ayrıldık.

Bugün seyahatin farklı bir evresine giriyoruz. Geçirdiğimiz haftasonu Atina'da olmak önceden yapılmış bir programdı. Lise arkadaşlarımızla buluşacaktık. Bu yüzden programımız çok esnek değildi. Seçeneğimiz çoktu, ama sonuçta bizi bağlayan bir takvim vardı. Artık böyle bir hedef yok. Tamamen serbest programa geçiyoruz.

Sounion koyunda, Poseidon tapınağının gölgesinde, tembel bir gün geçirdikten sonra Atina'ya kalan 25 millik yolu motor ile geçtik. Dikkat çekici olan, Atina gibi büyük bir şehire karayolu ile bir saatlik mesafede neredeyse ıssız koylar, yarım saat mesafede de 20-30 haneden oluşan tatlı sahil kasabaları olması. Rahatlıkla Bodrum yarımadasından daha sakin diyebiliriz.

Sabah Kea'daki güzel yürüyüşden sonra 13:00 gibi adadan ayrıldık. Artık hedefimiz Yunan anakarası.

Atina'nın keşmekeşine girmeden önce biraz kafa dinlemek için bir kaç gün Saronik körfezinin girişindeki Sounio koyunda kalmaya niyetliyiz.15 mil yolumuz var. Biraz yürüyüş yorgunluğu, biraz rüzgara güvensizlik daha çok da ortalığı toplamaya üşendiğimiz için yelkenle uğraşmadık. Motora kuvvet geldik. Zaten yolun 2/3'ünde, Makronisos adasını geçerken rüzgar iyice kaldı.

Sounio gerçekten heybetli. Coğrafi olarak değil. Üzerine kondurulmuş Poseidon tapınağı yüzünden.

Bugün niyetimiz biraz yürümek. İkimizin de sevdiği bir aktivite yürümek. Özellikle teknede yani denizde yaşayınca karada her fırsatı değerlendiriyoruz bunun için. Uyanır uyanmaz sabah 7.30 civarında yola düştük. Bu saatte dünün kalabalığı ve gürültüsünden hiç eser yok. Dükkanlar kapalı, herkes uykuda hala. Bizim dışımızda göze çarpan tek hareket  birkaç yan teknemizdeki küçük iki çocuklu bir anne ve çocukları. 

Adanın merkezi Ioulis (Kea Chora) bulunduğumuz yere yaklaşık 6,5 km. mesafede. Aslında yürümek için makul bir uzaklık ama sıkıntı yolun neredeyse tamamının tırmanış olması. Erken yola çıkmak iyi oldu, yoksa güneş altında pek yapılcak iş değil o kadar yolu tırmanarak çıkmak. 

Sabah 7.45'de demir aldık. Hedef yaklaşık 20 mil uzaklıktaki, Kea adasının kuzey batısında bulunan Ayios Nikolaou körfezi. Rüzgar yok, motor seyri yapıyoruz mecbur. 

Dün sabah 9.30 civarında Finikas’dan ayrıldık. Hem nispeten yakın bir adayı hedeflediğimiz , hem de tahminler nerdeyse gün boyu iyi bir rüzgar vermediğinden acele etmedik bu sefer. Yine erken uyanmamıza rağmen biraz oyalanıp çıktık yola. 

Bir önceki geceye kadar planımız Kea’ya geçip oradan Atina’ya doğru yol almaktı. Ancak baktık zaman var, yolumuzun da üzerinde,  rotayı ilk olarak Knithos’a çevirmeye, sonra Kea’ya geçmeye karar verdik. 

Bu iki ada da Atina’ya yakın adalar olmaları itibariyle, yabancı turistlerin pek rağbet göstermediği , daha ziyade Atinalıların yazlık mekanları olarak geçiyor kitaplarda. 

Knithos çok yüksek olmamakla beraber oldukça kayalık bir ada. Ada,  kumsalları ve sıcak su kaynakları ile tanınıyor. 

Bizim nesil Bavaria'ların en çok şikayet edilen hatalarından biridir; piyano bölgesinde çok az kilit var. Toplamda sadece 6 kilit koymuşlar. Sayılarını arttırmak da çok kolay değil. Zira kilitlerin aşağıdan vidalandığı plaka fibere gömülmüş durumda. Zaten kilitlerin altına, arka kamaranın tavanında ciddi bir demontaj yapmadan ulaşmak mümkün değil.

Mevcut 6 kilidin 3 tanesi neredeyse kaçınılmaz olarak şunlara kullanılıyor:

1) Ana yelken outhaul
2) Pupa palangası
3) Ana Yelken iskotası

Ermoupolis Syros adasının merkezi. Adanın doğusunda deniz kıyısından bir tepeye doğru konumlanmış küçük ama içinde birçok imkanı bir arada bulunduran bir kasaba. Eğer bizim gibi adanın güneybatısında yer alan Finikas’a bağlandıysanız buradan Ermoupolis’e ulaşmak için üç alternatifiniz var; araba kiralayabilirsiniz (EUR 30-40), motorsiklet kiralayabilirsiniz (EUR 20) ya da belirli periyodlarda adayı turlayan otobüslere binebilirsiniz (EUR1,90/kişi). Biz bu tip küçük adalarda motorsiklet kiralamayı tercih ediyoruz genelde, hem daha hesaplı, hem de park vs. çok daha kolay, ama bu sefer hava biraz serin ve yağmurlu olunca otobüs ile gitmeye karara verdik. 

Dün Naxos'da tembel bir gün geçirdik. Önceki üç gün yaptığımız motor seyrinden sonra iyi geldi. Yanımızdaki Fransızlar yeni vergiyi ödeyebilmek için epey uğraştı. Avrupa bayraklı teknelerin internet üzerinden bir sisteme kaydolduktan sonra gidip bir bankada yatırmaları gerekiyor. Her iki aşama da sancılı imiş. Web sitesi düzgün çalışmıyor, bankalar ise uygulamadan bihaber...

Erken kalkmaya iyice alıştık. Saat filan kurmamamıza rağmen 7:30'da halatları çözmüştük.

Bugün hafif bir heyecan vardı üzerimizde. Şu ana kadar iyi yol yaptık, ama hep daha önce defalarca geldiğimiz adalardayız. Bugün ilk defa yeni bir adaya gideceğiz.

Pages