Map

Navionics Yükleniyor

Yolumuz kısa olduğu için sabah sallana sallana çıktık. Hatta çıkmadan biraz da tekne altını süngerledik. Sicilya'dan beri neredeyse 6 hafta olmuş. Coppercoat'un performansı hiç fena değil. Ama bir süreyim, yıllarca dokunmayayım diyenlere uygun değil. Ayda bir hafif bir sünger istiyor.

Bugün Mallorca'dan İbiza adasına geçeceğiz. 80 mil yolumuz var. Aslında İbiza'nın doğusundaki koyları kullanarak iki güne bölmek mümkün, ama ikimizin de tercihi tek uzun seyir yapıp ertesi günü dinlenerek geçirmek. Hedefimiz de İbiza limanı değil, hemen karşısındaki Formentera adası. Okuduklarımıza göre daha huzurlu bir yer. Göreceğiz.

Sabah denizi ve kahvesinden sonra düşüyoruz yollara. Bu sefer adanın kuzey batısındaki birkaç tarihi kasabayı gezmek niyetimiz. İlk hedef Valldemossa kasabası. Adanın kuzeybatısı boyunca uzanan Serra de Tramuntana dağlarının arasında, vadilere gire çıka ilerliyor yol. Kasaba girişindeki otoparka park edip yürümeye başlıyoruz. Kasaba sırtını dağlara dayamış vadiye doğru uzanıyor. Meydanı, güzel evleri, kilisesi…hepsi çok şirin.

Bu adaya biraz önyargılı geldik. Malum Mallorca denince hareketli bir gece hayatı, resortlar, beachler, partiler, vb. geliyor insanın aklına, ama biraz okuyup araştırınca sanki daha fazlasını vaad ediyor ada. O nedenle en az iki günlük bir araba turu ile keşif fikri cazip geldi.

22 Ağustos Cumartesi

Cala Molto'daki gece beklendiği gibi az çalkantılı geçiyor. Sabah oyalanmadan yola çıkıyoruz. Bugün Mallorca adasının tüm doğu sahilini geçip güney tarafına geçeceğiz. Burnu dönünce başta tek başına ana yelken pupaya yakın bir seyirde bizi 5 knotlarda götürüyor. Biz de önce kahve keyfi ardından kahvaltı rutinlerimizi hallediyoruz. Hava biraz azalınca balonu basıyoruz. Bir saat kadar da o bizi götürüyor. Ama sonrasında rüzgarın hem açısı hem hızı iyice düşünce onu da topluyoruz. 

Sabah 8 gibi yola düştük. Kahve keyfi limandan çıkana kadar. Bir kere daha bu muhteşem limanı takdir ettik. Upuzun liman boyunca gayet sakin gözüken deniz, çıkar çıkmaz fena kabardı. Üstelik rüzgar da, dalga da Mahon limanına teorik olarak en dezavantajlı yönden geliyordu. Yine de içerde hiçbir şey hissedilmiyordu.

Üç gecedir Menorca'nın en büyük yerleşimi olan Mahon'dayız. Niyetimiz iki geceydi, ama bugün kuvvetli doğulu rüzgarlar öngörüldüğü için bir gün daha uzattık. Öyle seyre engel olacak bir hava değil ama geçmeye niyetli olduğumuz Mallorca adasının bizden taraftaki tüm koyları bu rüzgara açık.

 

İspanya Balerik adalarına ulaştığımız bu koyda 3 gece geçirdik. Niyetimiz iki geceydi, ama bugün Mahon marinada yer olmadığı için bu gece de buradayız.

Bugün İtalya’ya veda ediyoruz, daha doğrusu Sardinya’ya. Bir sonraki plan Balearic Adalarının ilki (en doğudaki) Menorca, bu da 190 millik bir yol demek. Hava tahminleri, potansiyel varış saati gibi konuları göz önünde bulundurarak oluşturduğumuz alternatif yola çıkış planlarından dün nihayet Cuma sabahı erken saatte yola düşmekte karar kıldık. Saat sabah 6.00’da kurduğumuz alarm ile  fırlıyoruz yataktan. Normalde pek zorlanmadan uyanırız ama dün gece rahatsız bir gece oldu, saat ancak 02.00 den sonra rüzgar yön değiştirdi ve rahatladık. Yani ikimiz de taş çatlasa 4 saat falan uyuyabildik doğru dürüst. Güneş daha doğmamış, etraf yeni yeni aydınlanıyor.

Sabah Porto Torres'deki koşuşturmamız devam etti. Alışverişler tamamlandı, son çöpler atıldı. Liman başkanlığına uğradık. Tahmin ettiğimiz gibi, uğramadan İtalya'dan gitsek de kimsenin umurunda olmazmış. Görevli, Costitutoya geliş gidiş damgalarını vuruyor, Gelecek liman olarak Menorca yazdırıyorum. Şaşırtıcı bir şekilde orjinalini bana veriyor, hatta kendine kopya bile almıyor. Bu adamların bürokrasisi hakikaten enteresan.

Pages