Map

Navionics Yükleniyor

Rüzgar gece yarısından itibaren azalmaya başladı ve gece 2:15'de motoru çalıştırdık. Kısa bir süre sonra cenovayı, sabah da ana yelkeni kapattık. 
İkinci 24 saatte 155 mil yapmışız. Kalan yol 346 mil. Bu mazotumuzun yeteceği bir mesafe olduğu için rahatlıyoruz, çünkü en az iki gün düzgün rüzgar gözükmüyor.

Tüm gün motorla yol alıyoruz. Dalgalar yüzünden çok rahat bir seyir değil (bunu pazar yazıyoruz) ama şikâyet edecek bir durum da yok. Öğleden sonra yine apazdan biraz esiyor. Tek başına götürecek kadar değil, ama yelkenleri açınca ufak bir desteği oluyor. Akşam iyice kalıyor.

Gece rahat geçti. 12-3 nöbeti bende, 3-6 Cem'de. Hem gece, hem de gündüz epey bir gemi trafiği var. Akdeniz'de  tek bir gemi gördüğümüz bir gecelik geçişlerden sonra burası bayağı hareketli. Ama akış düzenli bir rotadan ve takibi kolay. Germiyor insanı. Hatta bir süre sonra sıradaki şeklinde beklemeye başlıyorsunuz. Hava ve dalgalar  nispeten makul olduğu için ikimiz de havuzlukta geçiriyoruz nöbeti, gece ayazı hissettiriyor kendini ama. Tulumlar, montlar ve bereler giyiliyor. Sabah güneş kendini gösterince ısınmaya başlıyor hava. Sabah herşey yolunda derken benim migren tutuyor.

Saat 10'da "The Rock"ı bordolayarak girdiğimiz Cebelitarık boğazını dört saatte sorunsuz bir şekilde geçtik.

Fuengirola'dan sabah 3'de yola çıktık. Yolda anormal bir durum olmazsa amacımız doğrudan Kanarya adalarına gitmek. 650 mil yolumuz var. 

Cebelitarık boğazından rahat geçebilmek için gel git saatlerine dikkat etmek gerekiyor. Bugün için ideal saat 11 civarında boğaza girmek. Çıkış saatimizi ona göre ayarladık. Boğaza kadar rüzgar beklentisi yoktu, süt liman suda motorla ilerliyoruz. Akıntıları şimdiden hissediyoruz. Hızımız 5.8 ile 6.9 knot arasında değişiyor.

3 gündür bize ev sahipliği yapan Motril'den sabah ayrılıp hiç rüzgar esmeyen bir havada 50 mil yol yapıp Fuengirola kasabasına ulaşıyoruz.

Sabah 9.00 gibi düşüyoruz yola. Granada Motril’e yaklaşık 51 km uzaklıkta. İlk plan El Hamra sarayını gezmek. Saray deyip geçmemek lazım, yaklaşık 4-5 bölümden oluşan koca bir kompleks, hakkını vererek gezmenin 5-6 saat sürdüğü yazıyor internette bazı yerlerde, aman rahat ayakkabı giyin uyarısı falan var!

Nispeten rahat bir gece geçiriyoruz. Hava esse de, dalgalar aynı yönden geldiği için çok rahatsız etmiyor. Sabah karşı da iyice azalıyor. Hatta, bugünkü yolumuzda bizi biraz götürür diye umuyorduk, ama sabah 7'de yola çıktıktan kısa süre sonra iyice kalıyor. 65 millik yolu motorla yapıyoruz. Yolculuk o kadar sakin ki, güverte masamıza hafif bir zımpara vurup yağlıyoruz. Sanırım iki aydır teknede yaptığımız ilk keyfekeder iş oldu bu.

24 saatlik bir seyirle Almeria yakınındaki Capo de Gata burnuna ulaştık. Aslında niyetimiz birkaç gün kalmaya niyetli olduğumuz Motril limanına 60-70 millik seyirlerle üç günde ulaşmaktı. Ama Perşembe sabahı Alicante'den çıkarken baktığımızda Cuma için fazla kuvvetli rüzgarlar veriyordu. Üstelik Perşembe gecesi de sabaha kadar sürecek kolayımıza bir rüzgar. Bu durumda iki günlük seyri tek atımda bitirmek mantıklı geldi.

Pazartesiyi de Moraira'da dinlenerek geçirdik. Gündüz yine epey bir tekne gelip gitti. Eylül'de buraların sezonu biter diyorlardı, henüz öyle bir işaret yok. Hatta Alicante'de yelken kulübü olan marinada yer bulamadık, daha ticari olana gideceğiz. Ama onlar belli ki sezon dışı fiyatlara geçmişler, çok acıtmayacak!

Sabah 7.00 gibi uyandık. Bir önceki gece çok deliksiz bir uyku olmamıştı, gündüz de bir saate kadar rahat değildi tekne, baygın uyumuşuz bu gece. Yine de alışkanlık vakitlice kalktık. Niyetimiz artık makul bir noktada İspanya ana karasına geçmek. İbiza’dan 60 millik bir yol demek bu. Bugün ve yarın kuzeyli rüzgar fena değil, bizi götürür, hatta bugün bir tık daha iyi sanki. Ama sabah iki kere fikir değiştirdik uyandıktan sonra; geçelim...yok ya bugün sallanmadan bir yatalım, dinlenelim, yarın geçeriz...yok yok geçelim…neyse akla düştü bir kere, yarım saat içinde toparlanıp düştük yola.

Pages