Map

Navionics Yükleniyor

Sicilya’nın başkenti Palermo Cefalu’nun 70 km batısında. Niyetimiz sabah 9.00 treni ile Palermo’ya gitmek. Tren istasyonunu bir gün önce Cefalu’yu gezerken tespit etmiştik zaten. Trenden yarım saat kadar önce gidip biletlerimizi aldık. Tren konforlu, kalabalık da değil. Zaten önceden karar vermiştik, çok kalabalık olursa binmeyiz diye. Burada kapalı mekanlarda maske takmak zorunlu ama onun dışında çok rahatlar. Epey şaşırttı biz bu konu, belki ülkenin bu tarafı salgından çok etkilenmedi diye…Biz yine de tedbiri elden bırakmamaya çalışıyoruz, açık havada da kalabalık ortamlardan geçiyorsak takıyoruz maskeleri.

Sabah 5'de çok da zorlanmadan uyanıyoruz. Zaten herşeyi akşamdan hazır etmiştik. Demiri alıp yola çıkıyoruz. Hedef Cefalu yaklaşık 55 mil mesafede. Hiç rüzgar beklentisi yok. Motora kuvvet.

Çıkar çıkmaz günlerdir yaptığımız alt temizliğinin sonucunu görmek için motoru 2200 devre basıyoruz ve kısa sürede 7 knotu görüyoruz. Bu herhangi bir kara bakımı sonrası hızımız. Keyfimiz yerine geliyor.

Dümdüz denizde yol alıyoruz. Su yapıcı ve çamaşır makinesi çalışıyor.

İki gecedir Vulcano Adasının güneyindeki Spiaggia del Cannitello koyunda hem kafamızı dinliyoruz, hem de kalan işlerle uğraşıyoruz. Ama harekette bereket vardır diyerek bugün bir tur atmaya karar verdik. Sabah kahvesi sonrasında saat 8.00 gibi demir aldık. Niyetimiz ilk olarak adanın kuzeyinde yaklaşık 3-4 mil mesafedeki 

"I Fanghi di Volcano" denilen meşhur  şifalı çamur banyolarının da yer aldığı  sülfür kokulu koy Spiaggia delle Acque Calde’de ufak bir  kahvaltı molası vermek.  Çamur banyoları Covid 19 nedeni ile kapalı bu arada. Açık olsaydı da pek ilgimizi çeken bir konsept olmazdı ama yine de buraya kadar gelmişken en azından koyu bir görmek istedik. 

Yanımızdan gelip geçen küçük botların ufak tefek sarsıntıları dışında rahat bir gece geçirdik. Ama aklımız biraz çapada. Zemin kayalık, Cem dalıp kontrol de etti ama  bir ihtimal çekerken sıkıntı yaşamasak bari diye düşünüyoruz. Hedef Sicilya’nın  kuzeyinde Aeolian Adaları olarak bilinen volkanik adalar grubundan Vulcano Adası. Yaklaşık 35 mil bir yol demek bu. Hava tahminlerine göre rüzgar öğleden sonra kuvvetlenerek tam kafadan gelecek. Güvertede yeni zinciri taşıdığımızdan manevra kabiliyetimiz yelkenli seyirde düşük o nedenle bu sefer motor seyri için gün doğumu ile beraber saat tam 6.00’da yola çıktık. Demiri alırken herhangi bir sorun yaşamadık.

Aslında bir gün daha kalmaya niyetliydik, ama hem Messina boğazındaki akıntı tablosuna, hem de beklenen rüzgarlara bakınca yola çıkmaya karar verdik. Bu boğazda 3-4 knota kadar akıntılar olabiliyor ve ters yönde geçmek istemezsiniz.

Boğazda gemi trafiği için ayrılmış rotalar var. Okuduklarımızda çok ciddi takip edildiği ve mutlaka dışında seyredilmesi gerektiği yazıyor. Kafamızda İstanbul boğazına benzer bir trafik canlanıyor. Ama 35 millik yolda transit geçiş yapan sadece iki gemi görüyoruz. Messina şehriyle anakara arasında çalışan feribotların trafiği çok daha yoğun. Hatta tramolalar atarak tırmanan bir yelkenli bile vardı.

15 – 19 Temmuz

Sabah son bir tur alışveriş yapıp tekneyi yıkıyoruz ve su depolarını dolduruyoruz. Birkaç gündür sohbeti ilerlettiğimiz Alman komşularımızla da vedalaşıp iplerimizi çözüyoruz. İlk hedef marinanın benzin istasyonu. Burada hem mazot depomuzu dolduruyoruz, hem de yeni gelen 100 metre zincirimizi teslim alıyoruz.
Zincirleri şimdilik direk dibine sabitliyoruz. Nurettin İşletici’nin uyarısı vardı; Vulcano adasındaki sülfür sebebiyle zincirin galvanizi çok hızlı çözülüyormuş. Muhtemelen yine bizim paslanmaz çapa / galvaniz izncir işbirliğinden. O yüzden bu adayı geçene kadar eski zincirle devam edeceğiz. Yepyeni zincirimizi ilk günlerinden harcamayalım.

9 - 15 Temmuz

Nihayet teknemize kavuştuk. Ekim'de tekneyi bırakırken niyetimiz Mart başı dönmekti. Ama Covid yüzünden uluslararası uçuşlar kesilince tüm planlar alt üst oldu. Geçen Perşembe bir fırsat bulup kendimizi tekneye attık.

11 - 15 Ekim 2019

Tekneyi Riposto marinada bırakalı bir ay kadar olmuştu ki Murat ve Emine ile beraber küçük bir Sicilya gezisi gündeme geldi. Ekim’in ikinci haftası bir Cuma sabahı Emine, Cem ve ben Katanya’ya uçtuk ve küçük bir araba kiralayarak tekneye geldik. Murat Londra’daydı, aynı günün öğleden sonrası o da Londra’dan uçarak bize katıldı. 

Bu sabah iki gündür konakladığımız Augusto'dan demir alıp Nymphe'yi kışın emanet edeceğimiz Riposto marinaya geçtik. 32 millik yolu motorla 5,5 saatte yapıyoruz. Marinada palamarın yönlendirmesiyle yerimize bağlanıyoruz. 

Önümüzde yoğun iki gün var. Türkiye'ye uçmadan önce hem tekneyi iyice toparlayacağız, hem de şehirde biraz ön keşif yapıp dükkanlarda neleri bulunup nelerin bulunmadığını tespit edeceğiz. 

Marina, Preveze kadar yeni değil. Bakımsız demek ağır olur, ama biraz eskimiş. Zaten bağladığımız iki tonozdan biri motor ile azıcık kasınca elimizde kaldı. Valla çok asılmadım! Neyseki personel gayet iyi niyetli ve hızlı çözüm üretiyorlar. 

Bu sabah 10 gündür bize ev sahipliği yapan Siracusa'dan ayrılıyoruz. Epey yerleşik düzene geçmiştik. Tekneyi neta etmemiz biraz sürüyor. Sonra da çamura gömülü çapamızı ancak motor ile ters yöne çektirerek alıyoruz.

Körfezden çıkıp rotaya girince tam kafadan esen 7-8 knotluk bir rüzgar karşılıyor bizi. Yolumuz çok uzun olmadığı için motorla devam.

Siracusa ile Augusta arası upuzun bir sanayi bölgesi. Özellikle petrokimya tesisleri dikkat çekiyor. Körfezin ortasına uzanan bir iskele var. Buna petrol tankerleri yanaşmış durumda. Augusta da belli ki sanayi şehri.

Pages